6 Adımda Minimalist Bir Yaşam

Çeşitliliğin artması, uyaranların çok fazla olması, endüstrinin hakimiyeti, reklamlar, kişiler arası rekabet, güç imgeleri ve cazibeye odaklı bir insanlık…

Tüm bunlar tüketim oranlarını günden güne arttırırken birçok insan farklı bir yöntem edindi: tüketim hızının özeleştirisini vermek ve minimalist bir yaşama adapte olmak…

Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz minimalist yaşam stili her şey gibi kendi içinde kayıp ve kazanımlara sahip bir sistem.

Minimalist yaşamda almaktan, daha çoğuna sahip olmaktan, hırstan ve beğeni kaygısından vazgeçersiniz bunların yerine ferah bir dekorasyon, kolayca dağılmayan bir gardrop, yapması gerekene odaklanmış bir zihin ve yaşamdan keyif alan benlik kazanırsınız.

1. İsteklerinizin farkına varın

Minimalist bir yaşama geçişin ilk aşamasında isteklerinizin farkına varmanız gerekiyor. Bunca seçenek ve olasılık varken siz en çok neyi istiyorsunuz? Bunun cevabını elbette en iyi siz bilirsiniz.

Eğitiminiz, işiniz, yaşamdaki garantileriniz ve ilişkileriniz ne olmalı?
Kendinizi yanıtladığınızda cevabınız “nitelikli bir eğitim, kariyer odaklı bir yaşam, birikim ve içtenlikle kurulan ilişkiler “ ise tüketimlerinizi azaltmanız ve eleme yapmaya başlamanız gerekir. Bu da minimalist bir yaşama attığınız ilk adım olacaktır.

2. İhtiyaçlarda eleme yapın

Minimalist bir yaşama geçiş yapmakta kararlıysanız isteklerinizi belirledikten sonraki aşamada ihtiyaçlarınızda eleme yapmanız gerekir. Tüketim alışkanlıklarınıza ve varlıklarınıza bir göz gezdirin. Gerekmeyenleri, aslında kullanmadıklarınızı fakat güzel görünenleri, bir gün lazım olur diye stokladıklarınızı gözden çıkarın.

O olmasa yapabileceğiniz şeylerden vazgeçmek evinizdeki, dolabınızdaki ve zihninizdeki yükü azaltacaktır.
Gerçekten ihtiyacınız olanlarla yetinmek ise yaşamınıza yeni, steril bir alan getirecektir.

İlk aşamada cazibeli görünenler sonrasında dağınıklığa dönüşebilir
Eşyalarımız, dekoratif objelerimiz, kıyafetlerimiz, yeme alışkanlığımız hatta insan ilişkilerimiz…

Bize ilk aşamada cazibeli görünen bunca şey ya da kişi bir sonraki aşamada gereksiz kalabalığa ve zihin yorgunluğuna dönüşebiliyor. Çünkü hayatımıza aldığımız her şey ilgimizi ve emeğimizi istiyor. Eşyalarımızı temiz ve düzenli tutmamız, gardrop kalabalığında seçim yapmamız arayıp bulmamız ve düzenli tutmamız gerekiyor. Yediklerimizi sindirmemiz ve yakmamız gerekiyor.
İhtiyacımızın fazlası olan ya da hedeflerimizle çelişen bunca şey ise bize sadece yorgunluk veriyor.

3. Ferah ve iç açıcı bir ortam için kalabalıktan kaçının

Eşyalarınızı azalttığınızda maddi ve manevi olarak alanlarınızın ne kadar genişlediğine hayret edeceksiniz. Artık salonunuz çok daha ferah ve geniş, eşyalarınızın yaydığı toz artık yok. Göz yorgunluğunuz ve odağınızı bölen uyaranlar artık yok, havadar alanınızın keyfini çıkarın.

4. AVM’lere ve sosyal medya kullanımına dikkat edin

Alışveriş merkezlerinin cazibeli vitrinlerine kapılıyor, eliniz boş çıkamıyorsanız; sosyal medyada beğeni ve takipçi sekmelerinden gözünüzü alamıyorsanız bir dakika durun ve buna ihtiyacınız olup olmadığını düşünün. Bunca beğeninin ve takipçinin yaşamınıza katkısı nedir? Bunca alışverişe gerçekten ihtiyacınız var mıydı?

Peki ya burada geçirdiğiniz vakti ya da parayı kişisel gelişiminize ya da birikiminize ayırsaydınız?

5. Tüketim ve onay değil gelişim odaklı bir yaşamı seçin

İnternette gezinirken, arkadaşlarınızla sohbet ederken en çok neyin üzerinde duruyorsunuz?
İlgimizi yönelttiğimiz şeyler ve sohbetlerimizin konusu yaşamımızda büyük bir yer kaplıyor. Bizi geliştirecek, yenileyecek ve hayatımıza olumlu katkılar yapacak kişiler ve sayfalar yerine tüketim alanlarını takip ediyor kendimizi bir rekabet ortamında hissediyorsak bunları hayatımıza kabul ediyoruz demektir.

Oysa bunlar yerine hayata dair ufkumuzu genişletecek, donamımızı arttıracak, kariyerimize katkısı olacakları takip edebilir, onlar üzerine sohbet edebilir, zihnimizde ve hayatımızda bunlara yer açabiliriz.

6. Keyif eksenine yaşamın kendisini alın

Materyallerle, rekabetle ve tüketimle yaşadığımız anlık hazların yerine bizi yaşamın kendisine, onun doğasına adapte eden keyiflere odaklanmak çok daha motive edici ve uzun süreli olacaktır. Güzel bir dünyada yaşadığımızın, doğanın, hayvanların, insanların, geleceğin, yeni şeyler öğrenmenin güzelliğinin farkına varmak ve bunlara odaklı bir hayat sürmek iç dünyanızda çok daha huzurlu olmamızı sağlayacaktır.

Tasarlab