Ablasyon Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kalp ritminde oluşan aksaklıklara aritmi denmektedir. Aritmi oluşumunun altında birçok sebep olabilir. Abalasyon, kalpteki ritim bozukluklarının giderilmesi için uygulanan tedavi yöntemlerinden biridir. Abalasyon tedavisi hakkında detayları yazımızda bulabilirsiniz.

Ablasyon Nedir?

Ablasyon, yok etmek anlamına gelen bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yönteminin en büyük avantajı hastaların çoğunda tam iyileşme sonucu vermesidir. Operasyon geçiren hastaların iyileşme süreçleri uzun sürmemektedir. Operasyondan sonra kişiler genellikle 1 gün içerisinde günlük hayatlarına geri dönebilirler. Diğer bir avantajı ise Ablasyon tedavisini olan kişiler hayat boyu ritim düzenleyici ilaçları kullanmak zorunda kalmamalarıdır. Bu da ilaçların diğer organlara özellikle böbreklere zarar vermesini önlemektedir. Soğuk ve sıcak Ablasyon yöntemi olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu işlem sayesinde birçok aritmi türüyle ortaya çıkan çarpıntı ve kalpte ritim bozukluğu tedavisi mümkündür. Ablasyon tedavisinin asıl amacı kalpte meydana gelen ritim bozukluğu ve o bölgenin tamamen yok edilmesidir. Sorun teşkil eden bölgeye sıcak ya da soğuk enerji verilmektedir. Sıcak Ablasyon radyofrekans enerji ile yapılmaktadır. 1990’lı yıllarda kullanılmaya başlanan bu yöntem günümüzde sıkça yapılmaktadır. Ablasyon tedavisi için mutlaka doktorunuza danışmayı unutmamalısınız.

Ablasyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ablasyon tedavisinin en büyük avantajı ilaçlarla ulaşılamayacak kesin çözüme ulaşabilmesidir. Kalp ritminin bozulmasına neden olan bölgenin tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan bir tedavidir. İlaçlarla kalp ritminde oluşan düzensizliğin tedavi edilmesinde gelişen sürenin yanı sıra Ablasyon ile daha kısa sürede kesin çözüme ulaşılmaktadır. Bu işlemi gören hastalar ömürleri boyunca bir daha ritim bozukluğu şikayeti yaşamazlar ve düzenli ilaç kullanma mecburiyetinde kalmazlar. Ablasyonda, hastalığın seyrine ve şiddetine göre %70 ile %99 gibi bir başarı ihtimali söz konusudur. Bu tedaviyi gören hastaların iyileşme süreci de oldukça kısadır. Ancak her operasyonda olduğu gibi bu yöntemde de riskler mevcuttur. Bunlardan birkaçından söz edecek olursak tansiyon düşüklüğü, damar zedelenmesi, geçici iskemik atak, kalp zarı iltihabı ve koroner arter spazmı gibi nadir rastlanan riskler taşımaktır. Tedavi sürecinin öncesinde elektrofizyolojik bir çalışma yapılarak aritminin çıkış noktası araştırılmaktadır. Hastaların operasyona girmeden önce 8 saat aç olmaları gerekmektedir. Ablasyon sırasında öncelikle hasta kateter laboratuvarına alınır. Hastanın kasık bölgesine lokal anestezi uygulanır. Hasar içeren bölgenin tespiti sağlandığı için bu bölgeye kateter ile enerji verilerek burada bulunan hasar içerikli hücreler yok edilir. Bu işlem sırasında hastanın göğüs kısmında yanma ve çarpıntı oluşabilir. Operasyon süresi genellikle 1.5 ile 6 saat aralığında değişmektedir. Bu işlemin sonrasında ise kateterin bulunduğu noktanın kanamaması için o bölgeye pansuman yapılır ve ağır olmayan bir cisim yerleştirilir.. Eğer Ablasyon işlemi koldan yapıldıysa hastanın yatarak iyileşme sürecini beklemesine gerek kalmaz. Hasta taburcu olduktan sonra 24 saat boyunca egzersizlere ara vermesi ve ağır cisimleri kaldırılmaması önerilir. İşlemin yapıldığı bölgede hafif ağrı ve morarıklık görülebir. Ancak bu durum oldukça normaldir. Sıcak Ablasyon yönteminde ise hasarlı bölge için radyofrekans enerjisi adı verilen radyo dalgaları ile ısıtılır. 50 ile 70 derece arasında ısı gören bu bölge tamamen ortadan kaldırılır. Böylece aritmiye sebep olan odak nokta, kalıcı olarak ortadan kaldırılmış olur. Soğuk Ablasyon yöntemi ise nitrojen gazı kullanılarak sorun teşkil eden bölgeye -50 ile -70 derece arasında soğutulur. Her iki yönteminde kendine göre iyi ve tehlikeli yanları bulunmaktadır. Bu sebeple tedavinizi mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştiriniz.

Tasarlab