Aşırı ve Ölçüsüz: Teknoloji Bağımlılığı

Bağımlılık temelde bir ‘’şeye’’ karşı duyulan, karşı konamaz ve kontrol edilemez istek olarak tanımlanır. Bu ‘’şey’’ bir nesne, bir madde, bir varlık ve daha birçok şey olabilir. İnsan bir kişiye bile bağımlı hale gelebilir.

Bu çok geniş yelpazedeki ‘’şey’’lere bağımlı olmamızın pek çok farklı sebebi vardır. Bir maddeye bağımlı hale geldiyseniz bunun temelinde daha çok biyolojik süreçlerin etkili olduğu, bir varlığa bağımlı hale geldiyseniz bunun ise psikolojik süreçlerle ilgili olduğu söylenebilir. Tabi ki bağımlılık tek bir etkene bağlı olarak ortaya çıkmaz: Ruhsal özellikler, toplumsal çevre, kültürel ve çevresel faktörler, aile yapısı… Bu nedenle bağımlı kişilerin belirli bir özelliği yoktur ve herkes bir gün bağımlı olabilir.

Bağımlılık dendiği zaman genelde insanların aklına uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı gelir; ancak yukarıda bahsettiğimiz gibi insan pek çok şeye bağımlı olabilir. Günümüzde uyuşturucu veya uyarıcı maddeden çok daha fazla kişiyi, çok daha fazla oranda efsunlayan bir bağımlılık çeşidi ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz: Teknoloji ve bunun özelinde sosyal medya bağımlılığı. Kullanması legal, sınırsız, aşırı, ölçüsüz ve yargılanmadan.

Teknoloji Bağımlılığı

Hayatımıza getirdiği pek çok kolaylığın yanında teknoloji, bu aşırı ve ölçüsüz kullanım nedeniyle bir bağımlılık haline gelmiş gibi görünmekte. Peki teknoloji bağımlılığı nedir? Diğer bağımlılık çeşitlerine benzer bazı özellikler gösterdiği söylenebilir: Bir işi halletmek için elinize aldığınız telefonla saatler geçirmek, ekran başında geçirdiğiniz süre hakkında kendinize dahi yalan söylemek, yoğun kullanım nedeniyle boyun ve bel fıtığı, parmak yapısında değişimler, dirsek rahatsızlıkları gibi fiziksel sorunlar yaşamak, fiziksel etkilerin yanında sosyal problemlerin ortaya çıkması; yüz yüze iletişim yerine çevrimiçi iletişimi tercih etmek, telefondan, bilgisayardan, televizyondan uzak kalınan her anın boşlukta hissiyatı yaratması ve aslında en önemlisi sizde yarattığı tüm olumsuz durumların farkında olmanıza, rağmen aynı yoğunlukta kullanmaya devam etmek. Bu ölçüsüz kullanımın bizi ne kadar etkilediğini görüyoruz, bununla ilgili şikayet ediyoruz; ancak yine de sınırlandırmak için neredeyse hiçbir şey yapmıyoruz. Çünkü bu artık bizim ‘’normal’’imiz. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını normal olarak kabul etmez ve bunun bağımlılığını yadırgarken, elimizden düşürmediğimiz teknolojik aletlere bağımlı olarak sürdürdüğümüz yaşamı normal olarak tanımladık.

Zararları Nelerdir?

Yukarıda saydığımız bağımlılık ölçütlerinin yanında teknoloji bağımlılığının zararları olarak ise gözlerde yanma, halsizlik, beden duruşunda bozukluk, uyku bozuklukları, sosyal etkinliklere katılma isteğinde azalma sayılabilir.

Teknoloji şirketleri giderek büyürken günlük yaşamımızın her alanına sirayet etmekte ve bizleri umutsuzca bağımlı hale getirmeye çalışmaya devam etmekte. Reklam geliriyle ayakta duran bu endüstri bizleri birer ürün haline getirmekte, şirketler dikkatimizi çekmek ve bizi ekran başında daha fazla tutmak için yarışmaktalar. Pek çok psikolojik süreci kullanarak davranışlarımız ve kararlarımız üzerinde etkili olmaya çalışıyorlar ve bunu başarılı olduklarını da söylemek mümkün. Fark etmeden insan olmanın en önemli özelliklerinden biri olan özgür iradeyi kaybetmeye başlamış olabilir miyiz?

Teknoloji bağımlılığının bir kolu olan sosyal medya bağımlılığının ise yavaş yavaş çok daha korkutucu etkileri olduğu ortaya çıkmaya başladı. Ruh sağlığı ve sosyal medya kullanımı arasındaki bağlantı hakkında pek çok bilimsel çalışma yapılıyor. Örneğin; İngiliz Doktor Tijion Esho tarafından yeni bir hastalık tanımlanmış durumda: Snapchat Dysmorphia. Dysmorphia Yunan mitolojisinde çirkinlik ile bağlantılı bir kavram. Bir çeşit beden algısı bozukluğu olan bu hastalık gençlerde sosyal medya platformlarında kullanılan filtrelere benzemeye çalışma ve bu nedenle estetik operasyonlara başvurma olarak kendisini gösteriyor. Gençlerin çoğu bu yaratılmış güzellik algısı nedeniyle depresyona giriyor. Bu nedenle çocuklarda teknoloji bağımlılığı konusunun ciddiyetle ele alınması gerektiği görülüyor.

Özellikle Covid-19 virüsü salgını nedeniyle evlerimizde daha çok vakit geçirdiğimiz şu dönemde, evden çalışma nedeniyle çalışma saatlerindeki sınırın belirsizleşmeye, teknolojiye olan bağımlılığın daha ölçüsüz bir hale gelmeye başladığını söyleyebiliriz. Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve herkeste gelişebilir. Yukarıda saydığımız bağımlılık özelliklerinden herhangi birisini göstermeye başladıysanız teknoloji ile aranıza biraz mesafe koyma zamanı gelmiş demektir. Aksi durumda teknoloji bağımlılığının sonuçları sizler için de yıkıcı bir hal alabilir.

Tasarlab