Bahar Yorgunluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Oldukça yoğun bir kış mevsimi sonrası, hava yavaş yavaş ısınmaya, güneş de kemiklerimizi ısıtmaya başlamış; her şeyi yapacak, ertelediğimiz her etkinliğe katılacak enerjiyi bulacağımızı düşündüğümüz baharın ilk günleri gelmiştir. Ancak o da ne! Beklediğimiz enerjinin vücudumuzu bir türlü sarıp sarmalamamasını geçin, bir de üstüne karşı konulamaz bir yorgunlukla baş etmeye çalışırız… Ve işte karşınızda bahar yorgunluğu.

Etrafınızdakiler yorgunluk meselesini abarttığınızı düşünüyor olabilirler ama bilmelisiniz ki bu yazıda bahar yorgunluğunun bilimsel dayanaklarını sıralayacağız ve yorgunluğunuzun sebebini açıklamaya çalışacağız. Bahar yorgunluğu hastalığı nedir, bu gerçekten bir hastalık mıdır, ne zaman olur ve belirtileri nelerdir sorularına da cevap vermeye çalışacağız elbette.

Bahar yorgunluğunun nedenlerini sıralayalım öncelikle:

1-Hava sıcaklığının artması damarlarımızın genişlemesine sebep olur. Bu durum tansiyonumuzu düşürür ve buna bağlı bir halsizlik ortaya çıkar.

2-Hava sıcaklığı arttıkça buharlaşma ve havadaki nem oranı artmaya başlar. Artan nem, oksijen oranının düşmesine sebep olur ki bu da halsizliğin diğer bir nedenidir.

3-Güneş ışınlarının daha dik açıyla ve daha uzun süreler yeryüzüne gelmesi atmosferde iyon değişikliğine neden olur ve negatif yüklü iyonlar dengemizi ve ritmimizi bozan bir etmendir.

4-Vücudumuz tüm bu değişimlere uyum sağlamak için adrenalin ve kortizol gibi hormonların salgılanmasını arttırabilir, hormonal bu dengesizlik de yorgun ve bitkin hissetmenize sebep olabilir.

Bu durum organizmanın değişen şartlara uyumlanmasıyla, 1 hafta ile 1 ay arasında değişen bir sürede normale dönecektir; ancak ne kadar sürerse sürsün, fizyolojik ya da psikolojik hangi durumdan kaynaklanırsa kaynaklansın sürekli yorgun hissetmek can sıkıcı, sinir bozucu bir durumdur. Kendiliğinden geçmediği, kronik hale geldiği ve günlük aktivitelerinizi etkileyeme başladığında bir hastalık halini almaya başlamış demektir ve doktora başvurmanız gerektiği aşikardır.

Peki bu yorgunluk hissiyle başa çıkmak ve bir an önce sahalara dönmek için neler yapabiliriz?

İlk adım olarak, beslenme şeklimize müdahale ederek vücudumuzun yeni iklim koşullarına daha kolay uyum sağlamasına yardımcı oluyoruz. Ağırlıklı olarak özellikle B ve C vitamini yönünden zengin sebzeler, meyveler, baklagiller ile besleniyoruz. Vücudumuzun zaten az olan enerjisini bir de sindirim ile uğraşarak harcamasının önüne geçmek için karbonhidratlardan bir süre uzak duruyor, bolca su içmeye özen gösteriyoruz.

Gerekirse hiçbir şey yapmadan güneş ışınlarının vücudumuz tarafından emilmesini sağlıyoruz ve D vitamini miktarını arttırıyoruz.

Uykumuza dikkat ediyoruz. Geç uyuyup, geç uyanmak hem bağışıklık sistemimizi etkiliyor, hem de enerjik olmamıza katkı sağlayacak hormonların salgılanmasında sorun yaşanmasına sebep oluyor. Kaliteli bir uyku zinde olmak için oldukça önemli.

Ve son olarak, evet biliyoruz bu bitkinlik hissiyatıyla oldukça zor geliyor; ancak egzersiz yapmamız gerekiyor. Günde 15 dakika yürüsek ya da yataktan kalkar kalmaz birkaç hareket yapsak bile yeterli. Salgıladığınız endorfin sizi bu hayattan çekip çıkaracak, söz veriyoruz!

Tasarlab