Blue Zone Bölgeleri ve Buradaki İnsanların Uzun Yaşam Sırları

Nasıl bir yaşam isterdin sorusuna herkesin vereceği cevap “Uzun bir yaşam” değildir ama mutlaka her insandan “Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam.” cevabını alacaksınızdır. Bununla birlikte tam da bu özellikler uzun bir yaşamı sağlamaktadır.
Bu yazımızın konusu olan Blue Zone bölgeleri uzun ve sağlıklı yaşamın sırlarını da içermektedir.

Blue Zone Bölgesi Ne Demek?

National Geographic dergisi, gazeteci Dan Buettner ile birlikte yürüttüğü 5 yıllık çalışmanın sonrasında 2015 yılında Blue Zone bölgelerini belirleyerek yayınladı. 5 yıl boyunca yapılan araştırmalar neticesinde belirlenen Blue Zone bölgeleri uzun ve sağlıklı yaşayan toplulukların bulunduğu alanları işaret ediyordu. Blue Zone bölgelerindeki halklar ortalama 100 yaşının üzerinde yaşayan, hayatının rutininde sağlık ve huzur bulunan kişilerdir.
Blue Zone bölgeleri şuralardır:

Ogliastra, Sardunya (İtalya): İç Sardunya’nın dağlık yaylaları. Bu bölgede dünyanın en yaşlı erkekleri yaşıyor.
Ikaria (Yunanistan): Ikeria bir Ege Adası. Bu adada dünyadaki en düşük bunama oranları gözlemleniyor. Aynı zamanda erken ölüm ve orta yaşta ölüm oranları da oldukça düşük.
Nicoya ( Kosta Rika): Sardunya’dan sonra dünyanın en yaşlı erkeklerinin bulunduğu ikinci bölge Nicoya Yarımadası.
Loma Linda (Kaliforniya): Kaliforniya’ya bağlı olan Loma Linda’da yaşayan Yedinci Gün Adventistleri, bu bölgenin Blue Zone Bölgesi olarak belirlenmesini sağlıyor. Yedinci Gün Adventistleri Hıristiyan mezhebine mensup bir gruptur.
Okinawa (Japonya): Okinawa’daki kadınlar dünyanın en uzun yaşayan kadınları.

Doğal Hareketlilik

Sağlıklı ve uzun bir yaşam için bütün şehir insanları spor salonlarında egzersiz yapmaya çalışıyoruz. Bunun sebebi biraz da iş hayatımızın artık masa başına taşınmış olması, hareket kapasitesinin azalması, doğal alanlardan uzaklaşarak aktivitelerimizin sınırlanması ve bu açıkları egzersizlerle kapatmak istememiz. Blue Zone bölgelerinde yaşayan halkların ise böyle bir sorunu bulunmuyor. Belirlenen bölgelerin her biri tabiata yakın duran, beşeri etkilerin minimum düzeyde olduğu bölgeler ve halk doğayla barışık yaşam sürüyor. Günlük aktivitelerinde hareketlilik ön planda ve bu hareketlilik seviyesi bedeni zorlayacak ve yıpratacak düzeyde değil.

Kısaca tam da gerektiği gibi…

Sebze Ağırlıklı Beslenme

Dünyadaki kanser oranıyla ve hastalık sıklığıyla et tüketiminin paralel ilerlediğini biliyor muydunuz. Endüstri ile birlikte doğal olmaktan uzaklaşan hayvancılık sektörünün pek masum olduğunu söyleyemeyiz. Bununla birlikte sebze ağırlıklı beslenen; karbonhidrat, işlenmiş gıda, endüstriyel et tüketimini sınırlandıran kişilerin daha sağlıklı bir yaşam sürdürdüğü de bilinmekte.
Blue Zone bölgelerinde yaşayan halkların ortak özelliklerinden biri de bu. Yedinci Gün Adventistleri vejetaryen besleniyorlar; Sardunya’da, Okinawa’da, Loma Linda ve Nicoya’da yaşayan halkların da sebze ağırlıklı beslendiği biliniyor.

Bir diğer önemli faktör ise bu toplumların tükettikleri besinleri kendilerinin üretiyor olması.

Mevsime uygun, taze, doğal besin tüketimi sağlığın en büyük yardımcısı…

Amaca yönelik yaşam

Gelecek kaygısı, ne yapacağını bilememe, stres ve benlik kaygısı…

Her biri sağlıktan ve huzurdan çalarken ömrü de kısaltıyor. Amaca yönelik, basit ve olmak endişesinden uzak bir yaşam ise kendiliğinden getiriyor uzun ve sağlıklı yaşamı.

Blue Zone insanlarının kafası kendileri ve yaşam hakkında pek karışık değil. Bu durum elbette onlar için uyaranların az olmasından ve kaostan uzak bölgelerde yaşamalarından da kaynaklanıyor. Onlara iyi gelen eylemleri ve amaçları rutin haline getirmiş olmaları, ne yapmaları gerektiğini baştan belirliyor.

İyi Arkadaşlar

Sosyal birer canlı olan insanlar için iletişim ve kurduğu ilişkiler hayatında büyük bir öneme sahip. Aslında bu durum yüzyıllardır tüm insanlığın bildiği bir gerçek gibi görünüyor . Öyle ki dilimize “Ömrümü yedin.” gibi bizi strese sokan kişilerin yaşamımızı kısalttığı anlamına gelen deyimler yerleşiyor.

Fakat iyi arkadaşlıklar elbette yalnızca bizlerin ya da karşı tarafın sorumluluğu değil. Blue Zone insanları hayatı sağlıklı yaşamaya önem verdikleri gibi ilişkilerinde sağlıklı davranışlar edinmeyi de önemsiyor. Bunu sağlayamadıkları kişilerden uzaklaşmayı da ihmal etmiyorlar.

Bu davranış biçimleri onların sağlıklı arkadaş gruplarının içinde bulunmalarını sağlıyor ve etraflarında güven ve huzurun bulunduğu ilişkiler örülü oluyor.

Önce aile

Bu madde aslında bir önceki maddeyle de ilgili. Blue Zone insanlarının sosyal davranışlarındaki özeni ve ilişkilerindeki güvenli bağlanma davranışları aile yaşamlarını da daha sağlıklı hale getiriyor. Doğumdan ölüme bir arada bulundukları insanlarla iyi ilişkiler kurabilmiş olmaları, birbirlerine destek olmaları ve karşılıklı güven ilişkisi; onları hayatla daha barışık hale getiriyor.

Rahatlamaya önem vermek

Elbette stres, olumsuz yaşanmışlıklar, kötü tecrübeler her insanın hayatında bulunuyor. Blue Zone insanları karamsarlığa kitlenmektense psikolojik ve fiziksel olarak rahatlamayı öncelik haline getirerek yaşıyorlar.

Bu kimi zaman meditasyon kimi zaman bir yürüyüş kimi zaman bir film seyri olabilir. Fakat bizleri rahatlatan ve kötümserlikten uzaklaştıran her eylem değerli.

Tasarlab