Deniz Salyası (Müsilaj) Nedir?

Günümüzde büyük çoğunluğu insan ırkı tarafından gerçekleştirilmiş olan, hava, su, toprak gibi alanlarda gerçekleşen, bu ortamda yaşayan canlı ve cansız tüm varlıklarda yapısal bozulmalar meydana gelmesine sebep olan kirliliğe çevre kirliliği diyoruz. Bu kirlilik sera etkisi gibi havada, tarımda kullanılan yanlış ilaçlar sebebiyle toprakta veya şu an özellikle Marmara Bölgesini etkilediği şekliyle müsilaj şeklinde suda meydana gelebilir.

Çevrenin kirlenmesinin birçok sebebi olduğu aşikar, bunlardan bir kısmı doğal yollarla da meydana gelebiliyor. Ancak en büyük sebebinin insanın yarınları yokmuşçasına yaşaması olduğunu söylemek yanlış olmaz sanıyoruz ki. Yaşadığımız bu koşuşturmalı hayat içerisinde davranışlarımızın sonuçlarını pek de fark edemeden hareket ediyoruz. Ve doğa er ya da geç bu davranışların sonuçlarını yüzümüze çarpıyor. Yıllardır el birliği ile kirlettiğimiz Marmara Denizi’ndeki kirlilik artık kimsenin gözünü başka bir yere çeviremeyeceği kadar ayyuka çıkmış durumda. 

Yapılan çalışmalar Marmara Denizi ve Boğazlarda var olan akıntı sisteminin dünyada eşine benzerine az rastlanır bir canlı çeşitliliği sağladığını ortaya koymaktadır. Bir yanda Akdeniz’in tuzlu suyu, diğer yandaki Karadeniz’in daha az tuzlu ve az yoğun suyuna karışmaktadır. Bu durum hem dipteki bitkisel hem de hayvansal çeşitliliği arttırmaktadır. Yani en azından insanın etkisi en aza indirildiğinde durumun böyle olması gerektiği bilinmektedir. Ancak şu an bir kirlilik türü olan müsilajın dipteki hayatı nasıl da bitirdiği açıkça görülmektedir. Deniz salyası çözümü için ise ‘’Deniz salyası nasıl oluşur?’’, ‘’Deniz salyası (müsilaj) nasıl temizlenir?’’, ‘’Deniz salyası zararlı mı?’’ gibi soruların cevabının verilmesi gerekir.

Deniz salyası temelde plankton ve alg gibi deniz canlılarının büyük su kütlelerinde olması gerekenden fazla olmasıdır. Bu canlıların sayısının artmasının ise 2 sebebi bulunuyor;

1-Bu canlıları besleyen besinlerin artması: Bu durumun sebebi Marmara Denizindeki kirliliğin yanlış atık su yaklaşımları sebebiyle artmış olmasıdır.

2-Su sıcaklığının bu canlıların üremesi için elverişli bir sıcaklığa ulaşması: Küresel iklim krizi nedeniyle denizlerdeki sıcaklık seviyesi artmaktadır.

Uzmanlar müsilaj sorunun her yıl Nisan ayının sonu ve Mayıs ayının başında meydana geldiğini; ancak bu yılki durumun, sorunun yaşanma süresinin uzunluğu, yoğunluğu ve kapsadığı alanın genişliği sebebiyle diğer yıllardan ayrıldığını ve ciddi bir şekilde üzerine düşünülmesi gerektiğini gösterdiğini söylüyorlar. 

Sorunun çözümü için ‘’O zaman küresel ısınmayı engelleyelim.’’ demek elbette ki mantıklı ve çok haklı; ancak uzun vadeli bir çözüm olacaktır. Bu uzun süreli çözümün yanında uzmanlar daha kısa sürede etki edecek, neredeyse tüm atıklarını doğru arıtma yöntemlerini kullanmadan Marmara Denizine bırakan İstanbul ve çevresinde illerde etkili olacak yöntemlerin uygulanması gerektiğini belirtmektedir. 

Bu sorunun çevre kirliliği sorunu olmasının yanında balıkçılık, deniz ürünleri üretimi, turizm sektörü ve bu sektörlere yönelik istihdam üzerinde de etkileri olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle çevre kirliliğinin önlenmesinde sanayi atıklarının denetlenmesi ve kontrol edilmesi, belediyelerin ve diğer kurumların uygun atık su politikalarını uygulamaları dışında, vatandaşlar olarak bizlerin de çevremizi nasıl daha temiz tutabileceğimizle ilgile yeterli bilince sahip olmamız gerekmektedir. Nüfus hızla artmakta, bu da çevremizin daha hızlı kirlenmesine sebep olmaktadır. Bir kişi neyi değiştirebilir ki diye düşünmeden harekete geçmenin tam zamanı. Hem sizler evlerinizde atıklarınızı uygun şekillerde ayırabilir, hem de atıkların arıtım ve bertaraf edilmesinde çalışan belediyenizi bu konudaki çalışmaları konusunda destekleyebilirsiniz. 

Tasarlab