Distopyadan Çıkmak İçin 5 En Başarılı Ütopya Kitap Önerisi

Gerçeküstü zamanlardan geçiyoruz. Haftalardır bir distopyanın tam da ortasında gibi hissediyoruz kendimizi. Ve çıkış yolları arıyoruz. Dünü, bugünü, yarını düşünüyor; insanlık olarak nereye gittiğimizi sorguluyoruz.

İşte bu sıra dışı zamanlarda aklımızı kuşatan sorulara yanıt bulabilmek ve ruhumuzu sağaltmak için eski bir arkadaşın, sırdaşın kapısını çalmak çok ama çok iyi bir fikir olabilir, ne dersiniz? Felsefe kitapları, yok felsefe bana ağır gelir diyorsanız ütopya kitapları, distopyaya dönen hayatımızı az da olsa renklendirebilir. Ruhumuzu ferahlatıp insanlık adına umudumuzu artırabilir. İşte akıl, bilgi, erdem, mutluluk ve elbette hayal ile örülü, dünya tarihinin en başarılı 5 ütopya kitabı.

1. “Devlet”, Platon

Ütopya kitaplarına dair bir liste yapıp da 1. sıraya “Devlet” kitabını almamak olmazdı. Felsefenin babası sayılan Sokrates’in öğrencisi Platon’un, hocasının diyalogları üzerinden kaleme aldığı ve MÖ 380 yılında yayınladığı bu eser, üzerinden yirmi dört asır geçmesine karşın içerdiği fikirler sayesinde halen güncelliğini koruyor. Platon, ütopya kitaplarının en ünlüsü olan eserinde; adaletin, doğruluğun, erdemin, ahlaksızlığın ve doğru yönetimin doğasını inceliyor.

2. “El-Medinetü’l Fazıla (Fazilet Şehri)”, Farabi

Felsefe ve bilim dünyasının en önemli isimlerinden, dünyanın “ikinci Aristo” olarak adlandırdığı Farabi bu eserinde ideal devletin ve yöneticinin nasıl olması gerektiğini anlatıyor. 10. yüzyılda yaşamış ve tıp alanında da kıymetli eserler vermiş olan Farabi, “Fazilet Şehri”nde, kenti insan vücuduna benzeterek toplumsal düzenin nasıl en iyi şekilde tesis edileceğini betimliyor. Toplumu bilgili ve erdemli kişilerin yönetmesi gerektiğini vurgulayan Farabi, devletin güçlü olması için -tıpkı vücudumuzdaki gibi- onu oluşturan organların da sağlıklı işlemesi gerektiğini söylüyor.

3. Mülksüzler, Ursula LeGuin

Çoğumuzun bildiği bir kitaptan bahsedeceğiz şimdi. Ursula LeGuin’in 1974’te yazıp “ikircikli bir ütopya” olarak tanımladığı ancak eleştirmenlerin ütopya mı distopya mı olduğuna halen karar veremediği bir kitaptan, “Mülksüzler”den. LeGuin dünyaca ünlü eserinde, anarşist dünya Anarres ve tam tersi olan Urras’ı anlatırken aslında ütopya ile distopyayı karşılaştırarak kendimizle, yaşadığımız çağ ve kurduğumuz uygarlıkla yüzleşmemizi sağlıyor.

4. Ütopya, Thomas More

“Hiçbir yerde olmayan yurt” anlamına gelen “ütopya” teriminin babası, yazın tarihinde bu kavramı ilk kez kullanan Thomas More’un 1516’da kaleme aldığı aynı adlı eser, Ütopya Adası’nda yer alan 54 şehrin toplumsal düzenini anlatıyor. More’un, eşitlikçi bir anlayışın benimsendiği ideal toplumunda insanlar geçimini tarımla sağlıyor; özel mülkiyet ise toplumsal eşitsizliğin temel kaynağı olarak görüldüğünden kesinlikle yasak. Sakinlerinin mutlu bir hayat sürdüğü Ütopya Adası’nda evlilik yaşından kılık kıyafete, yapılacak işlerden yatma saatine dek her şey toplumsal fayda doğrultusunda belirleniyor.

5. Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella

Düşünceleri nedeniyle hayatının 27 yılını Napoli zindanlarında geçirmiş; İtalyan fikir insanı, yazar, Tommaso Campanella. 1602’de kaleme aldığı “Güneş Ülkesi”, yöneticileri öylesine ürkütmüş ki özgün haliyle ancak 1904’te basılmış. Özel mülkiyetin yasak, her şeyin herkese ait olduğu; eğitime çok önem verilen, insanların kendini sürekli geliştirdiği bir ülkeyi anlatıyor Campanella, ütopya türündeki eserinde. Doğa, kudret, bilgelik ve sevginin rehberliğinde yönetilen bu toplumda hayat, dünyadaki tüm varlıkların olumlu yanlarını ortaya çıkarıp geliştirmeye adanmış.

Keyifli okumalar dileriz.

Tasarlab