Felaketten Doğan Acı: Yas

Yas, TDK’ya göre ölüm ya da bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar anlamına gelmektedir. Yoğun bir kaybetme duygusundan sonra yaşanır ve bu kayıp belki de hem maddi hem de manevi birçok şey olabilir; bir aile bireyi, öğretmen, evcil hayvan, çok sevilen bir iş… Bazen çok yakın bir arkadaşımızla yaşadığımız kötü bir olayın ardından artık hayatından çıkmış olmak yas tutmayı gerektirir. Bazen beklenmedik bir boşanma bizde aynı duygulara yol açabilir.

Hiçbir durum, kişi ve olay sonsuza dek sürmeyecektir ve “bağlanma” duygusu her insanın ihtiyacı olan bir duygudur. İnsanlarda yas süreci eğer gerektiği gibi yaşanmazsa yeni bağlanma ilişkileri yaratmaktan çekinir ve bu durum bize yaşamın içinde karşılaşacağımız sorunlar olarak geri döner. Ertelenmiş yas kişinin hiç beklemediği bir anda yaşamını etkilemeye başlayabilir ve ciddi psikolojik problemlere neden olabilir.

Herhangi bir şeye bağlanmamız kadar, o şeyi kaybettiğinizde yas durumunda olmamız da doğaldır. Bir kaybın ardından insanın zihninde ‘’Daha ne kadar bu durumun içinde olacağım, yanlış giden bir şeyler mi var?’’ ‘’Yas tutmanın zamanı var mıdır?’’, ‘’Yas tutan insanlar hangi evreleri geçirir?’’ gibi pek çok soru belirebilir. Bu nedenle bizi bu konu ile ilgili neler beklediğini bilmek süreci daha farkında ve hasarsız atlamamıza yardımcı olacaktır. Doğal olan yas sürecinin kişinin kişilik özelliklerine göre yaşanmaması durumunda travmatik bir hal aldığı ortaya çıkmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre psikolojide yas sürecinin belirli aşamaları bulunmaktadır. Yaşanan bu süreç hakkında bilgi sahibi olmak, belki içinde bulunulan durumun nereye varacağı konusunda fikir sahibi olmak açısından yararlı olacaktır.
5 evreden oluşan süreç şu şekildedir:

1. Evre: İnkar

Birkaç saat ya da birkaç hafta arasında değişen bir süreyi kapsayan bu evrede kişi yaşadığı kaybı reddeder, olmamış gibi davranır ve bir yanlışlık olduğunu düşünür. Yaşanan kayıp karşısında donuk, şaşkın veya tepkisiz olabilir. Bu dönemde bazı bedensel etkiler de görülebilir: Baş ağrısı, göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi, boğazda düğümlenme, yutkunma güçlüğü, açlık hissi, bulantı, kusma, kabızlık veya ishal, nefes darlığı, çarpıntı, adet düzensizlikleri, kaslarda seyirme, gerginlik ve kasılmalar, uyku düzensizlikleri, iştah değişiklikleri, halsizlik ve yorgunluk gibi.

2. Evre: Kızgınlık/Öfke

Günler ve haftalar boyunca yaşanan bu evre için en belirgin özellik “Neden ben?” sorusudur. Kişinin zihni tamamen yaşadığı kayıpla meşguldür. Üst üste gelen sorgulamalar öfke duygusunu açığa çıkarır ve yoğun üzüntü, korku, isteksizlik görülebilir.

3. Evre: Pazarlık

Kaybın geri dönmeyeceğinin idrak edilmeye başlandığı bu dönemde durumu kabul edilebilir seviyeye getirme çabası görülmektedir. “Madem oldu ben de o zaman şöyle yaparım” düşüncesi hakimdir.

4. Evre: Depresyon

Çok uzun sürebilecek bu evrede kişi kaybını artık tamamen kabul etmiş durumdadır. Yaşadığı üzüntüyle hayattan soyutlanma, hiçbir şey yapmak istememe, yorgunluk-bitkinlik gibi belirtiler görülür.

5. Evre: Kabullenme

Aylar alabilecek bu sürecin sonunda kişi yaşadığı kayıp ve bunun sonuçlarıyla yüzleşmeye başlar. Kaybedilen kişi ya da durumla ilgili anıların kaybedilmemesi ve özlem duygusunun yerini koruması ile birlikte kişi kayıptan önceki haline dönmeye eğilimindedir ve üzüntü duygusu azalmaya başlar. Bu evrede artık ölümü doğal karşılamak düşüncesi hakimdir.

Her bir kişinin farklı kişisel özellikleri olduğu ve süreci belirli sürelerle ve bahsedilen sırayla yaşamaması elbette ki mümkün olabilir; ancak yaşanan kayıptan 3-6 ay sonrasına kadar kişinin halinde bir değişiklik olmuyorsa veya daha şiddetli bir hal alıyorsa bir uzmandan yardım istemek en doğru yol olacaktır.

Tasarlab