FOMO ve JOMO Nedir?

Son yıllarda günlük yaşamımızın büyük bir kısmına hakim olan sosyal medya uygulamaları tam da bunu yapmak üzerine geliştirilmiş bir sisteme sahiptir. Merak duygumuzu harekete geçirmek, ilgi alanlarımıza yönelik içerikleri sunmak; bizleri sosyal medyada daha fazla vakit geçirmeye teşvik eder. Fakat bu küçük motivasyonlar zamanla öyle hale gelir ki sosyal medya günlük davranışlarımızdan biri olmaktan çıkar ve davranışlarımıza yön vermeye başlar.  Sık sık kullandığımız uygulamaya yüklenen içerikler hayatımızın gerçeklerinden daha önemli bir hale gelebilir. Öyle ki uzak kalmaya katlanamayabiliriz.

FOMO (Fear of Missing Out) Nedir?

Bir şeyleri kaçırma korkusu anlamına gelen FOMO, herhangi bir şeyi kaçırmaktan çok kullanıcısı olduğumuz sosyal medya ve internet sitelerindeki paylaşımları kaçırmaktan duyduğumuz endişeyi tarif ediyor. FOMO aynı zamanda sosyal anksiyete olarak da tanımlanıyor. FOMO sahibi kişiler diğer insanların kendisinden daha eğlenceli bir yaşam sürdüğünü düşünüyor ve mahrum olduğunu düşündüğü bu yaşam stillerini takip etmeyi durduramıyor. Rekabet duygusunu tetikleyen bu paylaşımlara ayak uydurmak için girdiği arayışları takip etmekten geri duramıyor.  

2011 yılında kavramı ortaya atmış olan Caterina Fake’in sözleri ise sosyal medya hakkında derinlikli düşünmemizi sağlıyor. Caterina Fake şöyle diyor: “Dikkatimiz, merakımız kullandığımız sosyal ağların para birimi.” Günümüz sosyal medya uygulamalarını düşündüğümüzde Fake’in haksız olduğunu düşünmekse oldukça zor. Merakımız, odaklandığımız şeyler sosyal medya uygulamalarının gözetimi altında ve kullanıcılar da bunun bir parçası. Kimi zaman kurumsal hesaplar kimi zaman ise bireysel hesaplar içerik üretiminde diğer kullanıcıların dikkatlerini çekmeye odaklanmış durumda. Paylaşımlar kimi zaman kelimeler kimi zaman görsellerle cazip hale getiriliyor ve sonu gelmeyecek şekilde sıralanarak kullanıcıya sunuluyor.  Zamanla alışkanlık haline gelen sosyal medya kullanımı kişilerin FOMO sahibi olmasını da sağlıyor. Kullanıcılar paylaşımlara bağımlılık geliştirerek sosyal medyadan uzak kaldığı zaman diliminde kaygı ve boşluk hissine düşüyor. 

Oysa tecrübeler ve araştırmalar öyle gösteriyor ki sosyal medya bağımlılığı insanları daha mutlu hale getirmiyor aksine depresyona da sebep olabiliyor. Gerçek yaşamından ve sosyal aktivitelerinden kopan kişiler mutluluk hissini de daha az yaşar hale geliyor. FOMO ve sosyal medya bağımlılığın olumsuz getirileri ise şöyle sıralanıyor:

  • Yalnızlık hissi
  • Aşağılık hissi
  • Öz saygı eksikliği
  • Tatminsizlik
  • Ruh durumu değişimleri (bipolar)

JOMO (Joy of Missing Out) Nedir?

JOMO 2012 yılında, FOMO’dan bir yıl sonra, Caterina Fake’in yakın arkadaşı Read Anil Dash tarafından ortaya atılmış bir kavram.  Sosyal medyada bir şeyleri kaçırmanın keyfini ifade eden bu kavram bizlere bir yandan gerçek yaşama, doğaya, sevdiklerimize ve başarı potansiyelimize dönmenin keyfini hatırlatıyor. Öyle ki mutluluk, heyecan, güven gibi temel ihtiyacımız olan duygulara erişimimiz ancak JOMO ile mümkün oluyor.

FOMO Nasıl Yenilir?

Kendisini FOMO sahibi olarak gören bir kişi bu durumu kendi kendine atlatabilir ya da psikolojik destek alması zorunlu olabilir. Bu ayrımlar kişinin FOMO yaşamasındaki temel sebeplere ve sosyal medya bağımlılığının üzerinde bıraktığı etkiye göre değişecektir. Yukarıda saydığımız özgüven eksikliği, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, ruh değişimi gibi sorunları kendinizde gözlemlediyseniz ya da sosyal medya bağımlılığınız başa çıkamadığınız diğer sorunlarınızdan bir kaçış yöntemiyse psikolog ya da psikiyatriden yardım almanızı öneririz.

Bunun yanı sıra belirtmek gerekir ki FOMO’dan kurtulmanın temel yolu uygulamalardan ve sanal yaşamdan uzaklaşarak gerçek yaşama dönmektir. Dostluklara, sosyal aktivitelere, doğaya, başarıya odaklanmamız ve yaşadığımız anın keyfine varmamız yani JOMO’ya geçmemiz FOMO’dan kurtulmak için yapılacak en iyi şeyler arasındadır.

Tasarlab