Hiç Çaba Harcamadan Hafızanızı Güçlendirmenin Yolu

Hafızamız; nasıl işlediğini, ne kadar verimli kullandığımızı bilmediğimiz, bilincimizin adeta kara kutusu. 4 yaşındayken severek giydiğimiz o canım anne kazağının rengini 70’inde bile hatırlarken daha dün akşam ne yediğimizi unutan; en gerekli olduğu zamanlarda duruverip hiç alakası olmayan bir anda alakası olmayan bir şeyi pat diye usumuza düşürüveren hafızamız. Shakespeare’in sonelerindeki deyişle, “hayatımızı emanet ettiğimiz nankör bekçi”.

Güçlü bir hafızaya sahip olmak her birimizin isteği. Özellikle de olan biteni idrak edemeyecek kadar hızlı yaşadığımız, enformasyon bombardımanı altında akıl dumuruna uğradığımız böylesi bir çağda. Belki de bütün sır burada saklı; hız, aşırı enformasyondan kaynaklanan bilgi çöplüğü ve en önemlisi, durup dinlenememek. Beynimiz sürekli seslere, görüntülere, kokulara; kısacası yeni bilgilere maruz kalıyor. Bu da tabiri caizse kendini rölantiye alamamasına, dinlenememesine; gerekli ile gereksizi ayırıp idrak edememesine neden oluyor.

Hayata küçük bir mola verin!

Özellikle son yıllarda pek çoğumuz güçlü bir hafıza için farklı hafıza geliştirme yöntemleri deniyor, hafıza ve beslenme ilişkisine dair önerilere kulak veriyor, hafıza egzersizleri yapıyoruz. Oysa 20. yüzyılın ilk yıllarından bu yana yapılan bilişsel çalışmalar, güçlü bir hafıza için ihtiyacımız olan şeyin hafıza egzersizleri yapmak yerine zihnimizi dinlendirmek olduğunu söylüyor. Beyin boş kaldığı anları; işine yarayacak olan bilgileri özümsemek ve öğrendiğimiz şeyleri pekiştirmek için kullanıyor. Bunu, saatlerce antrenman yapan bir sporcunun çalışmaya devam edebilmek için mola vermesine benzetebiliriz. Tıpkı bedenimiz gibi zihnimiz de güçlü bir hafıza için molaya ihtiyaç duyuyor. Hiçbir şey yapmadan durmak, uyumasak bile gözlerimizi kapatıp bilincimizi bir süre dış dünyadaki kontrol edemediğimiz uyaranlardan arındırmak, hafıza geliştirme ve güçlendirmede epey işe yarıyor. Üstelik sadece sağlıklı bireylerde değil, demans ve 21. yüzyılda en sık görülen türü olan alzheimer hastalarında dahi etkin bir hafıza geliştirme yöntemi olarak kullanılıyor. Üstelik alzheimer gibi nörolojik hasara dayalı hastalıklarda beyin dış etkilere karşı daha savunmasız olduğu için onu bir süre dış uyarıcılardan soyutlamak, dinlendirmek; hafıza geliştirme konusunda normal insanlardakinden çok daha etkili sonuçlar alınmasını sağlıyor.

Beyin; hafıza, yargılama ve hareket gibi her biri farklı işlevlerden sorumlu olan birçok bölgeden oluşuyor. Bu bölgeleri sağlıklı tutmanın ve geliştirmenin bilimsel olarak kanıtlanmış çeşitli yolları var. İşte zihni dinlendirmek de hafıza için doğal yöntemler arasında hafızamızı güçlendirmenin, zor görünse de aslında en kolay ve zahmetsiz olanı. Araştırmacılar dikkati dağıtan hiçbir unsur olmadan her gün 15 dakika durup zihni dinlendirmenin yeni edinilmiş bilgileri hatırlama ve güçlü bir hafızaya sahip olma bakımından 7’den 70’e herkese faydalı olduğunu söylüyor. Elbette hafıza geliştirme sürecinde tüm bunları yaparken daha doğrusu hiçbir şey yapmazken beynimizin kimyasallardan müteşekkil bir sisteme sahip olduğunu unutmamak, hafıza ve beslenme ilişkisini atlamamak ve beslenme alışkanlıklarımıza özen göstermek büyük önem taşıyor.

Tasarlab