Korona Sonrası Yatırım Alanlarında Değişim Olacak Mı?

Koronavirüs 2020’nin ilk günlerinden bu yana hayatımızdaki neredeyse tek konu oldu. Virüsün yayılmasını önlemek için dünya genelinde yapılan kısıtlamalar, iş yerlerinin kapatılması ve bazı sektörlerde üretime ara verilmesi uzun yıllardır görülmeyen ekonomik durgunluğun yaşanmasına neden oldu. Peki, bu pandemi bittikten sonra her şey normale mi dönecek? Yoksa korona sonrası yatırım alanlarında değişim olacak mı?

Oxford Economics, 2020’de Türkiye’nin büyüme tahminini %2,8’den %1,7’ye, Moodys’s %3’ten, -%1,4 çekti. Bir diğer değerlendirme kuruluşu olan Fitch ise Türkiye için 2020’de %0,8 büyüme bekliyor. IMF ise dünyanın Büyük Buhran döneminden bu yana en büyük resesyon sürecine girmesinden endişe ettiğini açıkladı. Dünya genelinde borsalarda büyük düşüşler yaşanırken, petrol fiyatları negatif seviyelere kadar geriledi.

Peki, küresel çapta ekonomiler bu kadar küçülürken ve dünya ekonomisinde durgunluk ve %3’lerde küçülme beklenirken korona sonrası yatırım alanları nasıl bir değişim bekleniyor? Hangi alanlara yatırım yapmalıyız? Paramızı nasıl değerlendirmeliyiz?

Emlak Alanında Dev Ofis Yatırımları Düşecek

Koronovirüs sonrasında nasıl Mart’tan beri çalışan sağlığı ve güvenliği ön plana çıktıysa, uzaktan çalışma modelleri geliştirilip toplantılar video konferans çözümlerine taşındıysa, bu eğilimin devam etmesi bekleniyor.

Şirketler, kalabalık ofislerde çalışmak yerine küçük merkezler kiralayarak, çalışanların çoğunun işe gelmeden online sistemlerle mesai yapmasını bekleyebilir. Bu da emlak alanında ofis yatırımlarında düşüş yaşanması anlamına geliyor. Kiralamalarda da uzun dönemli kontratlar yerine kısa vadeli çözümler tercih edilebilir.

Emlak sektöründe koronavirüs sürecinde yaşanan durgunluğun, salgın sonrasında bitmesi bekleniyor. Yukarıda da bahsettiğimiz artık dev ofis binaları yerine, esnek ve ortak ofis projeleri ön projeleri ön planda olacak. Binaları tasarlarken, akıllı binalarla temassız kullanılabilen otomatik kapı, asansör gibi sistemlere ağırlık verilecek.

Salgın sürecinde e-ticarette olan talep artışı, e-ticaret firmalarının ek depo kiralama faaliyetlerini hızlandırdı. Müşterilerine ürünlerini hızlı ve sorunsuz bir şekilde göndermek isteyen firmalar, depolarını genişletiyor ve dijital sistemlere daha hızlı uyum göstermeye başlıyor.

Altın Ön Plana Çıkıyor

Altın, buhran dönemlerinde güvenli bir liman. Kriz durumlarda genelde insanlar bankalardaki paranın değer kaybetmesinden endişe ederek, yatırımlarını altın, gümüş gibi değerini kolay kaybetmeyecek değerli madenlere yaparlar. Koronavirüs salgını sonrasında altın fiyatlarında artış yaşandı. Ocak 2020’de 1.580 TL civarındaki altının Ons fiyatı, Nisan sonunda 1.700 TL seviyesini aştı.

Borsada Krizden Etkilenmeyen Güçlü Şirketlere ve Kriz Sonrası Çıkış Yapması Beklenen Sektörlere Yatırım Yapılmalı

Her ne kadar dünya genelinde durgunluk ve küçülme yaşansada koronavirüs sürecinde bazı sektörlerde büyüme yaşanırken, bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetlerinde de artış yaşandı. Koronavirüs sonrası bu sektörlerdeki yukarı doğru yaşanan ivmenin devam etmesi bekleniyor.

Koronavirüs sürecinde gıda, sağlık, ilaç, tarım gibi zorunlu temel ihtiyaçları üreten şirketler değerlenirken, turizm, ulaşım, konaklama, eğlence gibi sektörlerde büyük düşüşler yaşandı.

Nisan başına kadar koronavirüs sebebiyle ticaret sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin BIST endeksindeki düşüş %7 seviyesindeydi. BIST 100 Endeksinde ise iki ayda %32 düşüş yaşandı.

Koronavirüs sonrasında en sert tepki vererek yükselişe geçmesi beklenen sektör ise ulaştırma. Uzun zamandır iptal edilen seyahatlerin virüs sonrasında bu sektörlere olan talebi önemli ölçüde artırması bekliyor. Bu sebeple şimdi dip fiyatlarda olan bu sektörlerin hisselerine yatırım yapmak düşünülebilir. Ancak, salgın sonrası en azından bu sene insanların seyahat yapmakta çekinceleri olabileceği de göz önünde bulundurulmalı.

Kurda Artış Yaşandı

Koronavirüs Türkiye’ye diğer ülkelerden daha sonra uğradı. Bu nedenle etkilerini daha yeni yeni hissetmeye başladık. Bu etkilerin önümüzdeki aylarda daha net ortaya çıkması bekleniyor.

Merkez Bankalarının müdahalelerine rağmen dolar koronavirüs sürecinde gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine karşı değer kazandı. Piyasalarda dolara olan yüksek talep ve faizlerde yaşanan indirimler de doların yükselişe geçmesine sebep oluyor.

Hükümetin 100 milyar TL’lik ekonomik istikrar paketini açıklamasından sonra bir nebze olsun düşüşe geçen dolar kuru, ardından tekrar yükseldi. Bu yazıyı yazdığımız Nisan ayının son günlerinde dolar 7 TL sınırına gelmek üzereydi.

E-ticaret Yükselen Yıldız

Koronavirüs salgının önünü kesmek için dünya genelinde yapılan sokağa çıkma kısıtlamaları e-ticaret sektöründe talep patlamasına neden oldu. Artık çok daha fazla insan ürünleri gidip mağazadan almak yerine evinde seçip satın almayı tercih ediyor.

Virüs sonrasında AVM’ler gibi kalabalık ortamlardaki mağazalarda yaşanabilecek yoğun temaslardan çekinen müşterilerin online ticarete devam edebileceği öngörülüyor.

Bu süreçte, çok sayıda insan e-ticarete daha fazla ısındı. Hatta, hiç kullanmayan insanlar perakende e-ticaret ve evlere servis hizmetlerinden yararlanmaya başladı. Geleceğin e-ticarette olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Temassız Hayat Teknolojileri, Ödeme Sistemleri Ön Plana Çıkacak

Temassız hayat teknolojilerinin, koronavirüs sonrasında ön planda olması bekleniyor. Salgın sürecinde yaşadığımız sosyal mesafenin korunması ve temasın azaltılması konusunda alınan önlemler, virüs sonrasında hayatımızda olacak. Bu sebeple temassız alışverişe olanak sağlayan dijital ödeme ve akıllı işyeri sistemlerinin kullanımının ve geliştirilmesinin yaygınlaşması bekleniyor.

Online Ofis Uygulamalarına Talep Devam Edecek

Şirketlerin kalabalık ofisler yerine, küçük bir merkez ve çok sayıda evden çalışan modeline devam etmesi beklendiğinden, online ofis hayatını mümkün kılan internet tabanlı uygulama ve teknolojiler gelecekte çok daha fazla önem kazanacak. Video konferans toplantı uygulamaları, online proje ve ekip takip yazılımları, bulut sistemleri kısaca dijital ortamda insanların hayatını kolaylaştıran her uygulama çok daha fazla kullanılacak.

Eğlence, Kültür Sanat, Spor, Eğitim ve Hizmet Sektörü Dijitalleşecek

Koronavirüs sonrası eğlence ve hizmet sektöründe büyük değişimler yaşanması bekleniyor. Örneğin, sinema ve konserlere talep eskisi kadar olmayabilir. İnsanlar evlerinde kültür, sanat faaliyetlerini yapmayı daha çok tercih edebilir. Bu yüzden dijital eğlence, kültür sanat teknolojilerinin yükselmesi ve daha gelişmesi kaçınılmaz.

Konserleri, filmleri, maçları belki yakın gelecekte sanal ortamda kurulan salonlarda takip edip sanal gerçeklik sayesinde kendimizi sinema salonunda gibi hissedeceğiz.

Dijital oyun sektörü, insanlar evde oturduğu ve daha çok vakit bulduğu için salgın sürecinde büyüme yaşadı. Gelecekte dijital oyun sektörünün daha da büyümesi kaçınılmaz.

Eğitim sektörü, dijitalleşmeden nasibini alacak. Kurslar, dersler daha çok dijitalleşecek. Webiner gibi etkinliklerle kalabalıklardan bir araya gelmeden, yüzlerce kişiye aynı anda eğitim verilmesi yaygınlaşacak.

Hizmet sektöründe de dijitalleşme kaçınılmaz olarak yaşanacak. Yakın zamanda mahallemizdeki berber ya da terziye belki randevusuz gidemeyebiliriz. Şimdiden çok sayıda kişinin bir arada olmasının önüne geçmek için berber gibi yerlerde saatlik müşteri sınırı getirilmesi konuşuluyor. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinin dijitalleşmesi, online randevu ve ödeme sistemlerine geçmesi şaşırtıcı olmaz. Ayrıca, kendi ürününü kendin yetiştir ya da üret gibi konseptler hayatımıza daha çok girebilir.

Turizm Sektörü Eskisi Gibi Olmayabilir

Koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerin başında turizm geliyor. Salgından sonra turizmin eskisi gibi olmayacağı konusunda görüşler var. Yüzlerce turisti tek bir yerde toplayıp sabah akşam etkinliklerle meşgul eden turizm anlayışına olan talep hiçbir zaman eskisi gibi olmayabilir. Bunun yerine daha butik hizmetler, daha az kalabalık turlar ve çok kalabalık olmayan yerlere talep artabilir.

Tarım, Kaliteli Gıda Önem Kazanacak

İnsanlar koronavirüs gibi tüm dünyayı tehdit edebilen bir pandemi salgını deneyimi yaşadıktan sonra, gerçek ihtiyaçlarına daha fazla yönelmeye başladı. Doğru düzgün bir şeyler yiyebilmenin, ülkelerin gıda üretimlerinin en zor zamanlarda bile iç talebi karşılayacak düzeyde olmasının önemini gösterdi.

Salgın sürecinden sonra tarım üretiminin yükselişe geçmesi, artık çiftçilere ve gıda üreticilerine daha fazla önem verilmesi, bu alanda yatırımların artması bekleniyor.

Tasarlab