Mutlu Bir Yaşam Alanı Yaratmak: Aile İçi İletişim

Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılmasına iletişim diyoruz. İletişimin sağlıklı olarak kurulduğu her topluluk, hem bireyi hem de o topluluğun bir parçası olduğu daha büyük toplumu birkaç adım ileriye götürüyor. İnsan türünün devamlılığını sağlaması ve başka kurumların da kaynağı olması sebebiyle ise aile, iletişimin birincil düzeyde gerçekleştiği en temel toplumsal birim olarak kabul ediliyor. Bu nedenle aile içinde iletişimin sağlıklı olması, bir sonraki neslin birbiriyle nasıl iletişim kuracağı bakımından ve toplumun devamlılığı için oldukça önemli bir konu. Buna dayanarak aile içi iletişim sorunları, aile içi iletişimin önemi, etkili aile içi iletişim üzerine biraz düşünmek gerekiyor. Yapılan çalışmalar özellikle pandemi döneminde aile içi iletişim sorunları yaşandığını ve boşanmaların arttığını gösteriyor.

İletişimin en sağlıklı yolu, söylenmek istenenlerin imalardan uzak ve karşıdakinin kişiliğine saygı duyarak ifade edilmesidir. Sadece aile içinde değil, her zaman net ve dürüst bir iletişim tercih edilmelidir. Bu türden bir iletişim aile üyeleri kaç yaşında olursa olsun bu şekilde kurulmalı, aile içi iletişimde anne baba tutumlarına buna göre şekillenmeli ve devam ettirilmelidir. İletişimin temelinde duygu, düşünce ve bilgilerimizi karşımızdakine aktarma isteği bulunuyorsa iletişim kurmaya çalışan kişinin derdini, bilgisini, bir durumunu bize anlatmaya çalıştığını aklımızdan çıkarmadan, anlamaya ve destek olmaya yönelik iletişim kurmak özellikle aile içinde huzuru sağlayacak en önemli noktalardan birisi. 

Güçlü ve sağlıklı ailelerin temel özellikleri arasında iletişimsel anlamda bazı ortak özellikler olduğu belirleniyor. Bu aile iletişim modellerini benimseyen aileler:

  • Birbirleriyle daha sık, net ve doğrudan iletişime geçiyor, 
  • Birbirlerini dinliyor ve anlamaya çalışıyor, 
  • İmalardan uzak, saygılı bir tutum sergiliyor, 
  • Aile bireyleri birbirleriyle duygularını, düşüncelerini, hayallerini, korkularını, ümitlerini, acılarını, sevinçlerini, deneyimlerini ve ihtiyaçlarını paylaşmaktan çekinmiyorlar.

Bu noktada empati ile kurulan iletişimin aile içinde ne kadar işlevsel olduğunu da belirtmek gerekiyor. Eğer karşı tarafa onu dinlediğinizi ve anlamaya çalıştığınızı belli edemiyorsanız, içten içe onu anlıyor olmanız pek bir şey ifade etmiyor. Örneğin ‘’O, benim onu sevdiğimi biliyor…’’ empati açısından oldukça yoksun bir cümle olarak karşımızda duruyor. Birisi sizinle iletişim kurmaya çalışırken hem beden dilinizle hem de verdiğiniz karşılıklarla bunu karşınızdakine belli ettiğiniz zaman empatik bir iletişim kurmuş oluyorsunuz. Aile içi iletişim bozukluğu durumlarını aşmada bu empatik aile iletişim dili oldukça işlevsek olacaktır. Bu anlamda eşiniz kendisi için önemli bir olayı size anlatırken elinizdeki telefonu yavaşça masaya bırakmanızı öneririz.

Yukarıda bahsettiğimiz iletişim kurma biçimi elbette ki öğrenilebilir bir özellik. Küçük yaşlardan itibaren bu iletişim biçimini öğrenen bireyler bunu artık otomatik olarak yapıyorlar. Birbirleriyle, özellikle de aile üyeleri ile etkili ve sağlıklı bir iletişim kurabilmiş bireylerin hayattan daha fazla zevk aldığı, kendilerini daha mutlu hissettiği ve güvenli ilişkiler kurduğu görülüyor. Bu nedenle bu öğrenilebilen özelliği edinmek için ne kendiniz için ne de çocuklarınız için geç kalmış sayılmazsınız.

Aile içinde sağlıklı ve güçlü iletişim için birkaç öneride bulunmak gerekirse:

  • DİNLEYİN: Bir iletişimin en temel unsuru dinlemektir. Karşınızdakiyle mantıklı bir şekilde tartışabilmenin bile en temeli dinlemekten geçer. Birisiyle, sadece kendi vereceğiniz yanıtları düşünerek uygun bir şekilde iletişim kuramazsınız. Karşınızdakinin fikirlerine saygı duyarak, sizinle aynı fikirde olması gerekmediğini kabul ederek, ona değer vererek dinleyin, anlamaya çalışın ve bu çabanızı karşınızdakine belli edin. 
  • ANLAMAYA ÇALIŞIN: Anlamaya çalışmak ve anladığınız şeye uygun tepkiler vermek iletişimin devamlılığı açısından oldukça önemlidir. Size söyleneni yanlış anlamış olma ihtimalinizi gözden kaçırmayın. Alaylara, imalara, laflarla can yakmaya yer vermeden ‘’Şunu mu demek istedin?’’, ‘’Söylediğinden bunu anlıyorum…’’ cümleleri hem karşınızdakine onu dinlediğinizi ifade etmenizi sağlayacak hem de yanlış anlaşılmaların önüne geçecektir. Her zaman haklı olmak; eğer huzursuzluk doğuruyorsa pek de bir anlam ifade etmez. 
  • BİRLİKTE OLUN: Beraber vakit geçirmek paylaşımı arttırarak ailenin kendisine özel iletişim biçimini geliştirmesine katkı sağlar. Aile içindeki her bireyin kendisine has özellikleri olduğu tartışmasızdır; kişilerin nelere alındığı, kimin kendisini nasıl rahat hissettiği gibi konular birliktelik oldukça anlaşılabilir. Bu anlaşılan bireysel istek ve ihtiyaçlara da elbette saygı duyulmalıdır. Uzmanlar özellikle televizyonun kapalı olduğu yemek masalarının olumlu bir iletişim kurmada önemli olduğunu belirtmektedir. 

Aile içinde düzenli olarak olumsuz bir iletişimin olması, kişileri yıpratır ve çeşitli sağlık sorunlarına bile neden olabilir. Gün içinde, iş yaşamımızda ve daha birçok alanda sürekli bir mücadele içinde olduğumuz bir gerçek. İnsanın kendisini bırakıp rahatlayabileceği tek yer belki de evi ve ailesinin yanı. Bu rahatlığın sağlanabileceği bir ortam yaratmak ise tamamen sizin elinizde. 

Tasarlab