Mutluluk Nedir? Gerçek Mutluluğun Formülü

Dünya geliş amacımızın mutlu olmak olduğunu düşünüyor musunuz? Peki mutluluğun herkes için tanımı aynı mıdır ve belirli bir formülü var mıdır? Bazı yöntemleri uygularsak hayatta mutlu olabilir miyiz? 

Mutluluk Nedir? Mutluluğun Formülü ve Sırrı

Türk Dil Kurumu mutluluğu: ‘’Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik’’ olarak tanımlıyor. Felsefi anlamda mutluluk nedir? sorusunun cevabı için ise Schopenhaur’a bakabiliriz. Karamsarların karamsarı ve aşırı realist bir filozof olarak bilinen Schopenhauer’a göre mutluluğa ulaşmak için öncelikle kabul edilmesi gereken gerçeklik kötülüğün yaşamımızın bir parçası olduğudur. Düşünürümüze göre insan sonsuz bir isteme hali içerisindedir. Bu istekleri doyurmaya çalışmak onu kötülüğe ve mutsuzluğa itmektedir; bundan kurtulmanın temel yöntemi ise ‘’bilgi’’dir: İnsan kendisini tanımalı, kendisini bilmelidir. Bu yolla doyumsuzluğunun önüne geçebilir ve mutluluğu keşfedebilir. Aksi halde insan ister, elde eder, yeni bir şeyi ister, yeniden kavuşur ve başka bir şeyi ister.

Bu düşünce sisteminde aslında insanın mutsuzluklardan beslenerek mutluluğa ulaştığı fikri de yer alıyor. Arzuladığımız, istediğimiz şeyle bir uyum içerisinde sürüp giden hayatta iyi olan biten şeyler bir süre sonra ilgimizi çekmemeye başlıyor. Endişeyi hissediyor; ancak endişesizliği hissetmiyoruz. Sağlık, gençlik, özgürlük ve  yoklukları olmadığı durumda yeterli krediyi alamıyorlar bizim tarafımızdan. 

Mutsuzluğun bir diğer sebebinin can sıkıntısı olduğunu söylüyor düşünürler. Hatta mahkumlara verilen en büyük cezalardan birinin hücre cezası olmasını buna dayandırıyorlar. Burada kişinin bireyselliği ön plana çıkıyor. Kişinin kendi kendisiyle iyi anlaşabilmesi bu can sıkıntısının azalmasını, başkalarına duyulan ihtiyacın olmamasının oluşacak problemlerin önüne geçeceği savunuluyor. Mutluluk konusundaki bir diğer önemli etken sağlık. Mutluluğun birinci koşulu insanın hem bedenen hem de ruhen sağlıklı olmasından geçiyor. Geri kalan her şey bu öncelik etrafında şekilleniyor. 

‘Mutluluk psikolojisi nedir?’ sorusunun cevabını ise Frued’ta bulmak mümkün gibi görünüyor.  Freud’a göre kişinin tatmin olduğu sevgi ilişkileri içinde bulunması ve üretken-yaratıcı olduğu bir iş yaşamının olması mutlu bir yaşam için temel kaynaklardır. Mutlu olabilmenin kontrolünün tamamen bizim elimizde olmadığını; ancak doğamız gereği onu aramaktan vazgeçmememiz, bu arayışta mutsuzluklarımız ve hayal kırıklıklarımızla barışmamız gerektiğini ekler.

Herkes için farklı parametreler barındıran bu pek de açık olmayan mutluluk formülü için birkaç öneride bulunmanın zamanı geldi diye düşünüyoruz:

1- Kendinizi tanıyın: Hayatta sizin için nelerin öncelikli olduğunu, neleri gerçekten istediğiniz, nelerden vazgeçebileceğinizi tartın. 

2- Başa çıkma yöntemlerinizi belirleyin: Zorlukların ve kötülüklerin de yaşamın birer parçası olduğunu, güzelliklerin bu sayede daha da belirgin hale geldiğini aklınızdan çıkarmayın. Ümitsizliğe düştüğünüz anlarda sizi o kuyulardan çıkaracak yöntemler hazırlayın.

3- Sevebileceğiniz işleri seçin: Günümüzün büyük bir çoğunluğunu çalışarak geçiriyoruz ve istemeden yaptığınız bir işiniz varsa bu günlük hayatı çekilmez bir hale getirebiliyor. Bu madde için özel çaba harcamak gerekiyor.

4- Hareket-hobi-sağlık: Aktif bir yaşam bizi her yandan iyiliğe götürüyor. Günlük yaşamın sıkıntılarından kurtarıyor, sağlıklı bir bedene sahip olmamıza yardımcı oluyor.

Gullup adında bir Amerikan araştırma şirketinin yakın zamanda açıkladığı veriler ise bizim açımızdan oldukça çarpıcı. 116 ülke arasında yapılan araştırmada en az gülümseyen ülkeler sıralamasında 1. ve en sinirli ülkeler sıralamasında ise 2. sıradayız. Yukarıda saydığımız önerilerin tam tersi ise mutsuz insanların ortak özellikleri olarak gösteriliyor. Coğrafya kader mi bilmiyoruz ama bireysel olarak iyi hissetmeye başlamak için geçerli sebepleri ancak kendimiz bulabiliriz. 

Tasarlab