Müziğin İyileştirici Etkisi

Birçok duygumuza ortaklık eden ve kimi zaman da hissettiklerimizi yöneten müzik, kimyevi olarak da bedenimizi etkilemektedir. Müzikle mutlu olan, bir anda dans etmeye başlayan ve kendini ritme kaptıran insanlara rastlamışsınızdır. Bu durum yalnızca onların mizacından kaynaklı değildir. Yapılan araştırmalar müziğin insan beyni, organlar ve hormonlar üzerinde olumlu etkileri olduğunu da ortaya koyuyor.

Müzik ve İnsan

İnsan bedeninin ya da herhangi bir canlı bedeninin iyi koşullara ve sağlıklı bir bünyeye kavuşması, dışarıdan aldığı etkiye bağımlıdır. Duyular aracılığıyla zihne ve bedene etki eden her şey onun için önemlidir. Aslında bu durum insana özgü değildir, tüm canlılar için duyuları aracılığı ile aldığı etkiler hayati önemdedir. Tat, koku, duyu, temas ve görüşü ile kendisi için iyileştirici ve sağlıklı olanı seçer, böylece daha güzel koşullar içinde hayatına devam etmeye çalışır.

Müzik de insan hayatından beyni, kalbi ve bedeni için önemli bir yer tutar. Duyduğu ses, ritim ve titreşimler o farkında olmasa da onun psikolojisi ve bedeni üzerinde büyük bir etkiye sebep olur; aklı, bedeni ve ruhu arasında bir denge sağlar.

Yapılan araştırmalar; müzik terapisi ile ağrı ve anksiyetenin azaltılabildiğini, müzik dinleyerek insanların düşünce biçimlerinde ve ruh hallerinde iyileşmeler sağlanabildiğini ortaya koyuyor. Elbette bu durumda hangi müziğin dinlendiği de önemlidir. Bununla birlikte kalbin de beyin gibi müziğe duyarlı olduğu bilinmektedir. Bu özellikleriyle ağrısız, yan etkisiz ve güvenli iyileşme metotlarından biri olan müzik; en iyi alternatif tıp yöntemlerinden biri olarak da karşımıza çıkıyor.

Ses, Frekans ve Şifa

Fizik bilimine göre bütün evren bir titreşim halindedir ve her canlının kendine özgü bir titreşimi-frekansı vardır. İnsanların ve insan bedenini oluşturan doku ve organlarda belli bir frekansa ve titreşime sahiptir. Aynı zamanda onlar arasında rezonans da vardır. Yani birbirleriyle aynı frekanstadırlar ve tınlama yoluyla birbirlerini dengeler-armoni oluştururlar.

Hastalık dediğimiz durumlarda ise organlar, dokular ve kemikler hücresel titreşimlerde bozulmalar meydana gelir ve bedensel olarak da zihinsel olarak da rahatsızlık hissedilmeye başlanır.
Ayrıca belirtmek gerekir: organ, kemik ve dokuların titreşim ve frekansları duyabileceğimiz ya da farkına varabileceğimiz seviyede değildir. Fakat dışarıdan müzik yoluyla verilen ses ve titreşimler onların da farkına varabileceği düzeydedir. Frekansı-titreşimi bozulan hücreler müzik yoluyla sağlanan titreşimlerden olumlu etkilenerek iyileşme sürecine girebilir ve frekansını düzeltebilir.

Tarihte de Kullanılıyordu

Tıp tarihi ne kadar eskiyse müzikle iyileştirme girişimlerinin de o kadar eski olduğu söylenebilir. Platon, Konfüçyus gibi birçok filozof kuramlarında müziğe de yer vermiştir. Platon müziğin insana hoşgörü kazandırdığını ve rahatlık verdiğini; Konfüçyus ise müziğin insan ilişkileri üzerinde olumlu etkileri olduğunu ve gözler ile kulaklara iyi geldiğini iddia etmiştir. Antik tarihte; Roma’da, Mısır’da ve Çin’de şifacıların ve simyacıların müziği hastalarını iyileştirmek için kullandığı da bilinmektedir. Türk tarihinde ise Şaman din adamları yani baksılar hastalanan kişiyi müzik ile iyileştirmeye çalışıyordu. Çağımızda bile tıbbi buluşlarıyla anılan ve evrensel düzeyde saygı gören hekim İbn-i Sina da bir müzisyendi…

Tarihte müziğin tıpta kullanımı aynı zamanda kalıntılar ve yazılı belgelerle ispatlanmıştır. Mısır Piramitleri kalıntılarında ses odalarına rastlanır, 15. YY Osmanlı Medeniyetinde ise Edirne’de kurulan ruh hastalıkları hastanesinde müzikle tedavi hizmeti veriliyordu. Batı dünyasında müziğin tıpta kullanımı ise 20. YY itibariyle başlamıştır.

Bu alandaki bilimsel veriler ise 19. YY’da Thomas Edison’un fonografi ve disk kayıt cihazı bulması ile birlikte sağlanmıştır. 20 YY Batı bilimi deney ve ispatlar ile müziğin nörolojik etkilerini araştırmış bilhassa ruh sağlığında etkili olduğu görülmüştür.
Fakat bu terapilerin başlı başına bir çözüm olduğunu iddia etmek imkansızdır. Sağlıklı bir yaşam için doğru frekanslarla etkileşime geçirilmesi gerekli olsa da tedavi safhalarında müziğin bir çözümden çok yardımcı faktör olduğu bilinmektedir. Örneğin ameliyat olması gerek bir hasta, hastalığının üstesinden ameliyat olmaksızın müzik ve ses ile gelemeyecektir. Fakat tüm bur süreçte müziği bir destek olarak kullanabilir ve iyileşme sürecini kolaylaştırıp hız kazandırabilir.

Şu Ana Kadar Etkili Olduğu Görülen Hastalıklar

Hatanın ağrı algısını değiştiren ve hücre frekansına etki ederek organ ve dokuların iyileşmesine yardımcı olan müzik; tarih boyunca birçok hastalığın tedavisinde kullanıldı ve günümüzde de kullanılmaya devam ediliyor. Günümüzde birçok ameliyathanede müzik bir yardımcı olarak kullanılıyor.

Ses ve müzik terapisinin etkili olduğu hastalıklar ise şöyle:

  • Alerjiler, baş ağrısı, madde bağımlılığı dikkat yetersizliği, diş problemleri, down sendromu, epilepsi, kanser, kalp hastalıkları, menopoz, kaygı, astım, nörolojik gelişim bozuklukları, iskelet sistemi sorunları, zeka geriliği, kaygı bozukluğu, otizm, erken doğum sonrası…

Not: Bu yazı müzik terapisinin başlı başına bir iyileştirme etkisi olduğunu iddia etmemektedir. Bununla birlikte müzik-ses terapisi yapacak kişilerin bu terapileri uzmanlara danışarak ve onların önerileri doğrultusunda uygulaması gerekmektedir.

Tasarlab