Normalleşme Sürecinde Güvenli Seyahat Önerileri

1 Haziran itibariyle ülkemizde başlayan normalleşme süreci hepimizi izolasyondan kurtarırken ekonomik kaygılarımızı da azalttı. İş yerleriyle birlikte çoğu sosyal alanın aktif hale gelmesi ve seyahat engelinin kalkması bir yandan hepimize nefes aldırırken diğer yandan hijyen ve salgın kaygılarını tetikledi.

Mart ve Nisan ayların Covid-19 salgınına karşı kaygılarımız daha yüksekti ve daha kontrollü davranıyorduk fakat izolasyon sürecinde uzak kaldığımız salgın riski ve alışık olduğumuz sağlık konforu bu süreçte bizleri de daha rahat hissettirdi.
Normalleşme süreci ile birlikte daha kontrollü, hijyenik ve mesafeli yaşamayı da öğreniyoruz.

1 Haziran itibariyle kalkan seyahat engelleri de normalleşme sürecinin parçalarından biri.
Fakat şehirler arası seyahat engeli kalkmış olsa bile enfeksiyon kapma ve salgın riskinin hala var olduğunu bilerek davranmamız gerekiyor. Normalleşme sürecinde seyahat ederken daha korunaklı seçimlerle bu riski de en aza indirebiliriz.

Dinlenme tesislerine dikkat

Seyahat ederken hepimiz ufak bir mola vermek istiyoruz. Yol boyunca uğrayabileceğimiz onlarca dinlenme tesisi var. Yiyecek, içecek, dinlenme gibi ihtiyaçlarımızı bu tesislerde rahatça gidebiliyor olsak da normalleşme sürecinde dinlenme tesisleri pek güvenli görünmüyor.
Gün içerisinde onlarca insanın uğradığı dinlenme tesisleri aynı anda sınırlı sayıda kişiye hizmet veriyor olsa da gün içerisinde çok fazla müşteri ağırlayabiliyor.
Mümkünse yemeğinizi yanınızda götürmenizi tavsiye ederiz.

Eğer uzun yolculuklarda zorunlu hale gelen molalar ve ihtiyaçlar için dinlenme tesislerine uğrayacaksanız dezenfektanınızı ya da kolonyanızı yanınızda bulundurmalısınız.
Mümkün olduğu kadar kısa süre geçirmeyi, her temastan sonra elinizi dezenfekte etmeyi, tuvalet kullanımı öncesinde içerinin dezenfekte edilmesini talep etmeyi unutmayın.
Yolculuğa uzun bir mola vermek istiyorsanız bunu aracınızın içerisinde yapmanızı tavsiye ederiz.

Herkes aynı doğaya kaçıyor

Yaz aylarının gelmesi ve şehirlerarası ulaşımın da serbest olmasıyla hepimiz denize, dağa, tatile, yazlığa ya da köye kavuşmak istiyoruz. Kısa bir tatil ve kaygıdan arınma isteği, ya da ikinci salgın ihtimalinde daha ferah ve izole bir alana geçme isteği ile doğaya kaçışlarımız başladı bile.

Kalabalık şehirden ve daha kısıtlı hayattan kaçmak hepimize mantıklı görünse de memleketlerimize ve doğal alanlara kaçarak yeni bir salgın riskini tetiklediğimizi fark etmek gerekiyor. Gitmeyi planladığımız yerlere aynı zamanda birçok kişi gitmek istiyor ve onlar da plan yapıyor.
Ormanlar, sahiller, köyler, dağlar şuan ıssız olsa da gittiğinizde birçok kişiyle karşılaşabilirsiniz.

Kalabalıktan kaçmaya devam

Gitmeyi planladığımız bölgelerde de mesafeli yaşamaya devam etmemiz gerekiyor. Enfeksiyon kapma ve bulaştırma potansiyelimizin hala var olduğunu unutmamalı. Seyahatlerinizde ve ziyaretlerinizde kalabalığa karşı önlem almak hem sizler hem de diğer kişiler için çok daha sağlıklı olacaktır.

Gitmek istediğiniz bölgelerin sefer sayılarını, o bölgedeki trafik yoğunluğunu araştırmak faydalı olabilir. Eğer o bölgeye yoğun bir akış gözlemliyorsanız, gitmemeyi tercih edebilirsiniz.
Aynı zamanda eş dost ve akraba ziyaretlerinden de kaçınmaya devam etmeliyiz. Toplu buluşmalar, organizasyonlar, düğünler, misafirlikler salgın döneminde oldukça riskli.

Yakın ve güvenli bölge seçimleri

Yolculuklarınızı ne kadar kısa tutarsanız sizin için o kadar iyi olacaktır. Böylece yolculuk esnasında enfeksiyon kapma riskiniz de azalır. Seyahat ettiğiniz yerin yaşadığınız alana yakın olması karşılaşacağınız kişi sayısını azaltacak, başka insanlarla bir arada bulunduğunuz süreyi kısaltacak ve dinlenme tesisine uğrama zorunluluğunu ortadan kaldıracaktır.

Aynı zamanda kalabalık olmayan, denetlendiğine emin olduğunuz, yüksek risk taşımayan bölgeleri; enfeksiyon kapma riskinizin düşük olduğu yerleri seçmelisiniz.

Yolculukta hijyen

Yolculuk esnasında maske, eldiven, poşet, peçete ve dezenfektan bulundurmayı ihmal etmeyin. Yanınızda sprey bir kolonya bulundurarak, hem ellerinizi dezenfekte edebilir hem de oturduğunuz ve temas ettiğiniz yerlere sıkabilirsiniz.

Yüzünüzde maske olsa da yedek maske taşımanız gerekir.
Böylece uzun süre aynı maskeyi takmak, hapşırma ve öksürme sonrasında maskeyi takılı tutmak zorunda kalmazsınız. Kullandığınız maske ve eldivenleri poşet içine koyarak atmak toplum sağlığı için daha güvenli bir yöntem olacaktır.

Yolculuk öncesinde ve sonrasında ellerinizi yıkamayı, mümkünse kıyafetlerinizi değiştirmeyi ve duş almayı ihmal etmeyin.

Mümkünse toplu taşıma kullanmamaya devam

Toplu taşımalar her birimiz için büyük risk taşıyor. Şehir içi seyahatlerde daha az önlemle sefer düzenleniyor. İş yerinde, alışverişte, sosyalleşirken virüs bulaşmış kişilerle bir araya gelme ihtimalinin yüksek olduğunu unutmayalım.
Eğer bir aracınız varsa toplu taşımadan kaçınmak hem sizin virüs kapma ihtimalinizi azaltır hem de kalabalık kitleler oluşturmaya engel olur.

Şehirlerarası seferlerde ise seyahatler HES kodu ile düzenleniyor. Uçak, tren ve otobüs gibi toplu ulaşım araçlarına bilet almak için Sağlık Bakanlığı’nın oluşturduğu kodların kullanılması gerekiyor. Kendisi ve ailesi enfeksiyon kapmış olduğu tespit edilen kişilerin seyahat edilmesi engelleniyor.
Fakat HES kodunun 15 gün geçerliliği bulunuyor. Enfeksiyon kapmış kişilerin seyahat etme ihtimali azalsa da yok olmuyor. 15 günlük süre içerisinde virüs bulaşmış ve tespit edilememiş kişiler seyahat edebiliyor.

Eğer yolculuk etmek zorundaysanız ve bir aracınız varsa sizin için çok daha güvenli olacaktır.

Tasarlab