Norveç’ten Gelen Mutluluk: Friluftsliv Felsefesi

Norveç’in ve İskandinav ülkelerinin dünyanın en mutlu ülkelerinden biri olduğu bilinen bir gerçek. İlk etapta bu durumu Norveç’in refah seviyesi ile ilişkilendiriyor olsak da sebebi yalnızca bu değil. Norveç ve diğer İskandinav kökenli halkların friluftsliv felsefesine bağlı sürdüğü yaşamları onları daha mutlu hale getiriyor.

Friluftsliv Nedir?

Canınız çok sıkıldığında, bunalmış ya da kötü hissettiğinizde şu öneriyi mutlaka duymuşsunuzdur: “Çık bir hava al.”
Evet!
Aktif geçirdiğimiz, yürüyüş yaptığımız, doğal alanlarda vakit geçirdiğimiz zaman dilimlerinde günümüz ve ruh halimiz ne kadar değişiyor değil mi? Basitçe eyleme geçerek kendi doğamıza da uygun olanı yapmak, kimi zaman tüm dertleri çekip alıyor içimizden.

İskandinav halkı bu yöntemin geçerliliğini fark etmiş olmalı ki açık havada zaman geçirmeyi ancak çok kötü hissettiğinde başvurduğu bir yöntem olmaktan çıkararak yaşam prensibi haline getirmiş. Yalnız geçirdikleri dinlenme zamanlarının ve bireysel aktivitelerinin (kitap okumak gibi) yanı sıra sosyal etkinliklerini bilhassa açık havada tercih ederek ve günün bir kısmını mutlaka açık havada geçirerek rutin bir iyileşme döngüsünde yaşıyorlar. Kısaca bizlerin zaman zaman başvurduğu doğaya dönük terapileri Norveç halkı yaşam kültürü olarak benimsemiş durumda.

Bunların yanı sıra friluftsliv felsefesi temelinde ev dekorasyonlarını da açık havaya uyumlu bir şekilde; havadar, geniş ve az eşyalı dizayn etmeye özen gösteriyorlar.

Bu durum onların doğanın getirdiği iyi hislerden faydalanmalarının yanı sıra ekolojik ve minimalist bir yaşam sürmelerini de sağlıyor. Kaostan ve kalabalıktan uzaklaşmak, güç ve gösteriş kaygısından soyutlanmak, kullandıkları alanlarda karmaşadan uzaklaşarak günlük yaşamı kolaylaştırmak friluftsliv ile yaşamak anlamına geliyor.

Friluftsliv ve Şehir

Şehir yaşamı tüketimi, zaman yönetimini ve ulaşımı kolaylaştıran hizmetleri ve ergonomisi ile ön planda olsa da şehirde yaşamak çoğu insanın son vermek istediği bir durumdur. Bunun sebebi aslında şehrin doğadan kopuk bir şekilde dizayn edilmiş olmasıdır. Teknoloji, sanayi de yüksek inşalar toplumsal yaşamı kolaylaştırıyor olsa da zihinsel ve ruhsal yorgunluğu beraberinde getiriyor.

Friluftsliv felsefesi bu yönüyle yalnızca bireylerin kişisel terapi yöntemi olmaktan da öte gidiyor. Gün içerisinde kısa bir zaman aralığı olsa bile doğal bir alanda bulunmak isteyen Norveç ve İskandinav halkları bu alanların mevcudiyetini de hayati buluyor. İskandinav ülkelerinin ekolojik sistem için geliştirdiği teknolojiler, doğayla barışık şehir dizaynları hem gezegen için hem de sağlıklı, mutlu bir yaşam için gerekli görülüyor.

Friluftsliv nasıl uygulanır?

Aslında bu yaşam biçimi de her şey gibi adım atmakla başlıyor. Friluftsliv felsefesi doğayla barışık zaman geçirmekten çok kişinin kendiyle barışık zaman geçirmesi anlamına geliyor. Bu noktada doğa bir araç olarak kullanılıyor da diyebiliriz. O halde friluftsliv felsefesi ile yaşamak isteyen bir kişinin her şeyden önce kendiyle barışık zaman geçirmek için vakit ayırması gerekmektedir. Bunun için doğayı, doğal alanları kullanmak kadar zihni ve bedeni yoran yükleri azaltmak da önemlidir.

Gereksiz eşyalardan arınmak, daha minimalist bir yaşam stiline geçiş yapmak, dinlendirici aktivitelere özen göstermek, doğal beslenmek de bir o kadar önemlidir.

Tasarlab