Öğrenmeye Dair Bir Farklılık: Disleksi Nedir?

Okuma (leksi) beynin dil ile ilişkili bir fonksiyonudur ve bu fonksiyondaki kısmi bozukluğa “disleksi” adı verilir. İlk kez 1896’da İngiliz Doktor W.P. Morgan tarafından ‘’Doğuştan kelime körlüğü.’’ olarak tanımlanmış, günümüzde artık bir ‘’farklılık’’ olarak görülmeye başlanmıştır.

Yapılan ilk çalışmalarda Morgan’ın 14 yaşında olan Percy adındaki erkek çocuğunu gözlemlediği, çocuğun her zaman akıllı ve zeki bir tutum içinde olduğunu, yaşıtlarıyla kıyaslandığında oyunlarda hızlı olduğunu ve arkadaşlarından geride kalan hiçbir yönü olmadığını, ancak okuyamadığını ortaya koyduğu görülmektedir. Bu dönemlerde, disleksinin en belirgin özelliklerinden biri harflerin ve kelimelerin karıştırılması ve tersten algılanması sebebiyle görme sistemiyle ilgili olduğu düşünülüyordu.

Samuel T. Orton’un 1925’te yayınladığı makale ile ise modern disleksi kavramı çağı başlamıştır. Orton, disleksinin nörolojik bir hasardansa sembolik düzeyde bir fonksiyon, öğrenme bozukluğu olduğunu, zeka geriliğiyle ilişkisi olmayıp tersine bu çocukların normal, hatta parlak bir zeka gösterdiklerini, buna karşın okumak ve yazmakla ilgili sınırlı bir bozuklukları olduğunu belirtmiştir. Sağdan sola okuma, yanlış okuma, okuduğunu anlamama, yanlış yazma, harflerin yerini değiştirme, ayna yazısı gibi örnekler bu bozukluklar arasında sayılabilir. Bu çocuklar harfleri ve okumayı yaşıtlarından geç öğrenebilir, eğer erken yaşta müdahale edilmezse ileriki yaşlarda da problemler sürebilir. Konuşma tutuk, okuma yavaş eğer acele edilirse hatalı olabilir. Yazı kopyalama yavaş, el yazısı okunaksızdır, noktalama ve harf hataları vardır; ancak tüm bunlara rağmen yaratıcı fikirler içerir. İfade edilebilenler bilinenlerin ve düşünülenlerin çok gerisinde kalmaktadır.

Disleksi Belirtileri

Disleksinin ortaya çıkmasında tek ve belirli bir sebep bulunmadığından her çocuk disleksi olabilir. Disleksinin belirtilerini bilmek ebeveynler ve öğretmenler açısından oldukça önemlidir. Ebeveynlerin bu farkındalığa sahip olmadığı durumlarda suçluluk, kızgınlık gibi duygular yaşayabilir ve bunu çocuğa yansıtabilirler. Bazen de sorunu dış etmenlerde arar öğretmen veya okul değiştirme yöntemine başvururlar. Çocukta ise ‘’Ailem beni sevmiyor.’’, ‘’Ben aptalım.’’, ‘’Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.’’ Düşünceleri oluşmaya başlar. Çocuk açısından bu kabuller ileriki dönemde tüm yaşamını etkileyecektir.
Belli başlı disleksi belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Okumayı ve yazmayı öğrenmede güçlük çekilir,
  • Okuma hızının beklenenden düşük ve okumanın hatalı olması,
  • Hatalı ve şekil açısından bozuk yazma,
  • b,d ve p harfleri karıştırılır,
  • 3,6,9 gibi rakamlar karıştırılır,
  • Çarpım tablosunu öğrenmede güçlük çekilir,
  • Benzer kelimeler birbirine karıştırılır,
  • Aylar, haftanın günleri gibi sıralı ezber gerektiren konuları ezberlemekte güçlük yaşanır,
  • Sayfa düzensiz kullanılır, satır-sıra atlanır,
  • Şekiller, semboller ve işaretler tersten algılanır ve yazılır,
  • Ayakkabı bağlama gibi motor becerilerde sorun yaşanır.
  • Bu belirtilerin yanında elbette kişinin ‘’farklı’’ olduğunu fark etmeye başlamasından itibaren gelen psikolojik etkiler de görülmektedir. Okula gitmek istememeye, kalabalık önünde kendini ifade etmekten çekinmeye başlama ya da aşırı hareketlilik görülebilir. Ancak her bireyin birbirinden çok farklı olduğu, özellikle özel öğrenme güçlüğü çeken kişilerin kendilerine özgü davranış örüntüleri bulunduğu unutulmamalıdır. Bazı konularda çok daha yaratıcı ve özgün olabildikleri görülmektedir. Burada önemli olan disleksinin erken yaşta fark edilip, farklılığın olduğu alana özel bir eğitim ile eğilmektir. Konunun uzmanları tarafından uygulanacak disleksi testi ile teşhis konulabilir ve disleksinin tedavi yöntemleri belirlenebilir.

    Her disleksisi olan kişinin kendisine özel bir öğrenme şekli mevcuttur ve bunun keşfedilmesi, güçlü yönlerine eğilerek kendisini başarılı hissetmesi, özgüvenli bir birey olmasına yardımcı olacaktır.

    Kaynakça:
    Bingöl, A.(2003). Ankara’daki İlkokul 2. Ve 4. Sınıf Öğrencilerinde Gelişimsel Disleksi Oranı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası. 56: (2): 67-82

    Tasarlab