Pandemi Döneminde Prematüre Doğumlar Neden Azaldı?

2019 Aralık ayı itibariyle Çin’de yayılmaya başlayan ve 2020 Mart ayı itibariyle neredeyse tüm dünyaya yayılmış olan corona virüsü hepimizin hayatlarında değişikliğe sebep oldu. Birçok ülke izolasyon önlemi uyguladı ve salgını kontrol altına almaya çabaladı. Bu süreçte ekonomik, sosyolojik ve dijital değişimler yaşarken ilginç araştırmalarla da karşılaştık. Bu araştırmalardan biri de prematüre bebek doğumları üzerine oldu.

Hakemler tarafından onaylanmayı bekleyen ve birbirinden bağımsız olarak yapılan iki farklı araştırmaya göre pandemi döneminde prematüre bebek doğumlarında yoğun bir azalma yaşandı. İran’da ve Danimarka’da yapılan araştırmalar ilgi çekici veriler ortaya koyuyor.

Prematüre bebek nedir?

Prematüre bebek hamileliğin 37. Haftasından önce doğumu gerçekleşen bebeklerdir. Bu bebekler hamilelik evresinde olması gereken gelişimlerini tamamlayamadıkları için pek çok hastalık geçirme olasılığı taşırlar.

Organ gelişimlerini tamamlamadıkları için zamanında doğan bebeklere göre çok daha zayıf ve hassas olan prematüre bebekler hazır olana kadar hastanede kalmakta ve kontrol altında tutulmaktadır. Prematüre bebekler bağışıklık sistemi zayıflığı, yüksek enerji ihtiyacı gibi problemlerin yanı sıra düşük kan basıncı, kalp yetmezliği, hipotermi, beyin kanaması gibi ağır hastalıklar da geçirebiliyor. Uzun vadede ise serebral palsi, öğrenme ve görme güçlüğü gibi tedavisi bulunmayan hastalıklar geçirebilirler.

Erken doğum bebekleri olan prematüre bebekler hassas koşullarda bakım görüyor ve iyileştirilebiliyor. Fakat erken doğum sonrası süreç bebek için riskli ve geçirmesi güç bir evre olduğu için erken doğuma karşı önlem almak doktorların temel çabası oluyor. Böylelikle doğacak bebeğin sağlık koşullarını daha korunaklı hale getirmeye çabalıyorlar.

Pandemi dönemi ve prematüre bebekler

İzolasyon döneminde takip edilen veriler prematüre bebek doğumları hakkında bir araştırma yapılmasını sağladı. İzolasyon döneminde erken doğumun azaldığının görülmesi üzerine yapılan araştırmalar, gözlemi de doğrular nitelikteydi:
Hollanda’da yapılan araştırmaya göre izolasyonun en sıkı uygulandığı 12 Mart ve 14 Nisan tarihleri arasında 28 haftadan önce gerçekleşen bebek doğumunun son 5 yıla göre %90 azaldığı gözlemlenmiştir.

İrlanda’da yapılan araştırma ise 2001 yılından bu yana Ocak ve Nisan ayları arasında gerçekleşen prematüre bebek doğum oranının %75 azaldığı görülmüştür. Yani son 19 yılın ortalamaları 2020 yılında izolasyon sebebiyle dörtte birine düşmüştür.

Özellikle 1000 bebekten 3’ünde görülen 2.2 librenin altında doğumun izolasyon sürecinde hiç yaşanmadığı görüldü.

Danimarka, İrlanda, Avustralya ve Hollandan’nın katıldığı araştırma verileri prematüre bebek doğumunun %50 ile %90 arasında azalma gösterdiğini ortaya koyarken diğer ülkelerdeki verilerin de bu kanıyı doğrular nitelikte olduğunu söylüyor. Dünyanın birçok yerindeki hastanelerden toplanan verilere göre izolasyon ve evde kalma süreci prematüre bebek doğumunu azalttı.

Sebebi ne?

Erken doğumun önüne geçme ve prematüre bebek bakımı jinekolog ve doğum uzmanlarının yıllardır çalıştığı bir alan. Doktorlar yıllardır erken doğum oranını azaltmak için izlenen yollarda ciddi bir ilerleme kat edilemediğini söylüyor.

Bu sebeple izolasyon sürecinde kendiliğinden gerçekleşen bu veriler tıp dünyasında da şok etkisi yaratmıştır. Strese ve kaygıya bağlı olarak erken doğumların artacağı düşünülürken yüksek oranda azalması beklenen bir sonuç değildi.

ABD’li doktor Stephen Patrick’in yaptığı açıklamalarına göre;
Bunun nedenlerine dair henüz kesin bir bilgi yok. Fakat hamile kadınların daha çok evde kalabilmesinin ve işe gitmemesinin bir sebep olduğu düşünülüyor. Yorgunluk ve iş stresinin azalmış olması hamileliği daha sağlıklı bir noktaya taşırken grip ve üşütme gibi risklerden uzak durmakta prematüre doğum riskini azaltıyor. İzolasyon döneminde endüstriyel üretimin ve tüketimin azalması ile hava kirliliğinin azalması ise başka bir etken olarak düşünülüyor.

Sebep-sonuç araştırmaları devam ederken birkaç doktorun öngörüsü ise kadınların doğum izninin doğumdan daha önceye çekilmesi gerektiği şeklinde. Uzun yıllardır tüm çabalara rağmen engellenemeyen prematüre bebek doğumları, dünya çapında, yılda 1 milyon ölüme sebep oluyor. Bu ölümlerin ve hastalık risklerinin azalması için doğum izinlerinin daha geniş sürelere yayılması gerektiği düşünülüyor.

Bu araştırmanın ne kadar çarpıcı olduğu ise Kopenhag Statens Serum Enstitüsü’nden Dr. Michael Christiansen’e ait:
“Yıllardır bu çok mühim alanda bir ilerleme kaydedilememişti. Görünüşe göre işe koyulmamız için bir virüs saldırısı gerekiyormuş.”

Tasarlab