Postür Bozukluğu Nedir? Bilinmesi Gerekenler

Halk arasında duruş bozukluğu olarak bilinen postür bozukluğu zaman içerisinde omurga ve boyun bölgesinde eğriliğe yol açıyor. Buna bağlı olarak kamburluğa, bel ve boyun fıtığına sebep olabiliyor. Kemik ve kas sağlığında önemli bir etkiye sahip olan postüre-duruşa çocukluktan yaşlılığa kadar dikkat edilmesi gerekiyor. 

Postür İkiye Ayrılır

Postür ve postür bozukluğu ikiye ayrılmaktadır. Ayak üstü oturur ya da yatar vaziyette olduğumuz, durağan zamanlardaki postüre statik postür, hareket halinde olduğumuz zamanlardaki postüre ise dinamik postür denmektedir. Postür bozuklukları da statik ya da dinamik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. 

Eğer durağan olduğunuz zamanlarda pozisyonunuz eğri ya da vücudun tek bir bölgesine ağırlık verir haldeyse postür bozukluğunuz statik kökenlidir. Eğer hareket halindeyken gövdenizi yanlış tutuyorsanız postür bozukluğunun sebebi dinamik kökenlidir. 

Çocuk Yaşlardan İtibaren Dikkat edilmeli

Kemiklerin büyümeye ve gelişmeye devam ettiği bebeklik ve çocukluk yaşlarında statik ve dinamik duruşa özen gösterilmesi ileriki yaşlar için oldukça önemlidir. Erken yaşlardaki duruş bozukları kemiklerin daha kolay eğrilmesine, gelişimin hatalı seyretmesine sebep olabilir. 

Bununla birlikte erken yaşlarda gösterilen özen hem kemik gelişiminin sağlıklı ilerlemesine olanak sağlar hem de yetişkinlikteki duruş bozukluklarının önünü keser. Beden duruşu; kamburluk, eğrilik ve diklik çoğu insanın çocukken edindiği bir alışkanlıktır. 

Beden Sağlığı Gibi Ruh Sağlığını da Etkiler

Duruş-postür bozukları ilk etapta kemik ve kas sistemini etkiliyor olsa da zamanla organların da rahatsızlanmasına sebep olabilir. Gövdenin öne doğru eğik olması sağlıklı nefes almanın önüne geçerken akciğer kapasitesinin küçülmesine sebep olabilir. Aynı zamanda Ağırlık merkezinin kalp üstünde olması da risklidir. Sindirim problemleri, bel çevresindeki zayıflama sebebiyle üreme organlarının rahatsızlanması da postür bozukluğunun dolaylı etkileri arasında yer almaktadır. 

Bunların yanı sıra postür bozukluğu ruh sağlığını da etkilemektedir. Zamanla boyun, sırt ve bel çevresindeki ağrılar gün içerisinde kişilerin psikolojisini yönetir ve postür bozukluğuna sahip kişi zamanla kendisini halsiz, hareket etmeye isteksiz, depresif hissedebilir. 

İdeal Duruş Nasıl Olur?

İdeal duruş sanılanın aksine yalnızca omuzların dik durması ile ilgili değildir. Bel oyumunun, omurga dikliğinin ve boyun dikliğinin göz önünde bulundurularak ve ağırlık merkezinin iyi yönetilerek gerçekleştirildiği duruştur. Bunun için dikkat edilmesi gerekenler de şöyledir:

Boyun Dikliği: Duruş bozukluğunun bir başka türü de boynun öne doğru eğik olmasıdır. Masabaşı işlerde çalışan kişilerin boyunlarını sürekli olarak öne eğmesi zamanla boyun düzleşmesi, modül ve fıtığa sebep olabilir. Aynı zamanda omurgayla bağlı olan bu bölgedeki duruş bozukluğu, omurganın eğrilmesine yol açabilir. 

Oturur vaziyetteyken boynu dik tutmaya özen göstermeniz, masa ve sandalye yüksekliğinizi dik durabileceğiniz şekilde dizayn etmeniz önemlidir. Yatar vaziyetteyken boyun boşluğunu dolduracak yastık seçerek ne çok yüksek ne de çok alçak olmamasına özen göstermeniz de önemlidir. 

Omuz ve Sırt: Dik durarak yürümek, yapılan hareketlerde gövdenin dik kalmasını sağlamak, dik oturmak ve yatar vaziyetteyken de fazla eğrilmemeye özen göstermek. Sağlıklı bir bir omurgaya sahip olmak sırt ve omuz çevresinde oluşabilecek eğriliklerin önüne geçmek istiyorsanız bunlara dikkat etmeniz gerekir. 

Oturur vaziyetteyken kollarınızın desteklenmesi omzunuza binen yükün azalmasını sağlar. Bu sebeple koltuk, sandalye yanlarındaki destekleri kullanarak dik durmanızı kolaylaştırabilirsiniz. 

Uyku esnasında sırt üstü pozisyondayken ayaklarınızı hafif yüksekte tutmanız ya da yan duruyorsanız bacaklarınızın arasına yastık koymanız bel ve sırt bölgenizi destekleyecektir. Eğer uyku esansında duruşunuzu kontrol edemiyor ve ister istemez sırtınızı eğiyorsanız yan yatmanız tavsiye edilmez. Bunun yerine sert bir yatakta sırt üstü yatmanız, boynunuzu destekleyen bir yastık kullanmanız gerekir. 

Bel: İdeal duruş denildiğinde bel akla gelen son bölge olsa da bel ve çevresi de bir o kadar önemlidir. Bacak ve gövde arasında bir köprü olan ve bedenin ağırlık merkezi olan bel, gereğinden fazla düz durulduğunda fıtık riskini artırmaktadır. Bel boşluğunun gözetilmediği duruşlarda bel disklerine fazla ağırlık binmesi zamanla bel fıtığına sebep olmakta, gövdenin ve bacakların da duruşunu olumsuz etkilemektedir. 

Bu yüzden ideal duruş esnasında belin de dik durması fakat bel boşluğunun düzleştirilmemsi gerekir. Yere doğru eğilirken bel değil bacaklar kullanılmalı, oturma esnasında bel boşluğu desteklenmelidir. 

Duruş Bozukluğu Nasıl Düzeltilir?

Duruş-postür bozukluğu olan kişilerin tedavi yöntemleri statik ve dinamik olmak üzere ikiye ayrılır. Kişinin duruş bozukluğu seviyesine göre değişkenlik gösterir. Fizyoterapi, egzersiz, korse ve cerrahi operasyon duruş bozukluğu tedavisinin yöntemleri arasındadır. Bununla birlikte kişilerin gün içerisinde ideal duruş pozisyonuna özen göstermesi ve kendisini kontrol etmesi de önemlidir. 

İleri seviye olmayan ve henüz kemik sağlığını bozmamış olan duruş bozukluklarında egzersiz, yüksek oranda iyileştirici etki yaratır. 

Duruş Egzersizleri

Öncelikle belirtmek gerekir ki duruş bozukluğunuz olsa da olmasa da egzersiz yapmanız kemik ve kas sağlığınız için önemlidir. Henüz ideal duruşa sahip ve kemik ve kas ağrıları olmayan birisi olsanız da kaslarınızın üzerine gitmemeniz zamanla zayıflamalarına sebep olur ve bu durum ileriki zamanlarda duruş bozukluğuna sebep olabilir. 

Duruş bozukluğuna, postür bozukluğuna karşı egzersiz yapmanın temel amacı hem kasların esneyip açılarak bedenin rahatlamasını sağlamak hem de kasları güçlendirerek bedenin kendi ağırlığına karşı dirayetli hale gelmesini sağlamaktır. Örneğin: Yapılan boyun egzersizleri boyun kaslarının güçlenmesini ve başın daha rahat taşınmasını sağlar. Bu rahatlık boynu eğme refleksini azaltır ve duruş bozukluğu böylece giderilmiş olur.  Aynı durum bel ve omurga için de geçerlidir. Üzerine binen ağırlığı taşımakta zorlanan bölge refleks olarak ağırlığı başka bir bölgeye aktarmaya çalışır ve duruş bozuklukları bu şekilde gelişir. Sırt kaslarınız zayıfladığında ağırlığı göğüse, bel kaslarınız zayıfladığında ağırlığı karına vermektedir. Egzersizler ise beden kaslarını güçlendirerek kendi üzerine düşen ağırlıkla baş edebilmesine yardımcı olmaktadır. Aşağıdaki maddelerde duruş bozukluğuna karşı yapabileceğiniz egzersizler belirtilmiştir.

Sabah esnemeleri: Uyanır uyanmaz yaptığınız ilk işlerden biri bedeninizi esnetmek ve kilit noktalarını açmak olursa gün içerisinde daha rahat olmanız ve duruşunuzu korumanız mümkün olacaktır. Sabahları yapılan boyun, gövde, yan ve bacak esnemeleri buradaki kilitleri açarak ağrısız bir gün geçirmenize yardımcı olacaktır. 

Yoga ve Pilates Egzersizleri: Yoga ve pilates egzersizleri duruş bozukluğu egzersizleri- postür bozukluğu egzersizleri arasında en etkili olandır. Bedenin kendi ağırlığıyla yapılan bu egzersizlerde denge, süreklilik, esneklik ve güçlenme bir arada kazanılır. Fakat yapılan hareketlerin ilk zamanlarda danışman yardımıyla yapılması ya da uzmanların paylaşımlarıyla araştırılması gerekir. Pilates ve yoga egzersizlerinde her hareketin ideal duruşu vardır ve yanlış duruş sakatlanmaya sebep olabilir. 

Ağırlık: Duruş bozukluğuna karşı egzersiz yapmak isteyen kişiler doktora danışarak ağırlık egzersizlerine de yönelebilir. Spor salonlarında zengin ekipman ve danışman eşliğinde çalışılan ağırlık egzersizleri bedenin kısa süre içerisinde güçlenmesine, kasların büyümesine ve dik duruşun bir alışkanlık haline gelmesine yardımcı olacaktır. 

Yüzme: Yüzme, bilinen en etkili duruş egzersizlerinden biridir. Yüzme esnasında kol, sırt, omuz, bel ve bacak kaslarının güçlenmesinin yanı sıra su üzerinde geçirilen vakit de gövdenin ideal duruş alışkanlığı kazanmasına yardımcı olacaktır. Çünkü su üzerinde kambur duruşla kalmak imkansızdır ve beden doğan olarak kendini düzelterek dengede kalacaktır.

Tasarlab