Sağlığınızı Olumsuz Etkileyebilecek 4 Kumaş

Giyinmek olgusu, modern insanın varoluş tarihinden bir tık daha belki eski olabilir. Neandertallerin bile vücutlarının bir kısmını örttüğü biliniyor. İnsan öncelikle içinde bulunduğu coğrafi koşulların etkisini minimuma indirmek amacıyla giyiniyor. Örneğin buzul çağında hayvan postlarını giyime uygun hale getirebilmek için kemikten yaptığı ilk dikiş iğnesini üretmek durumunda kalıyor. İklim şartlarının değişmesiyle birlikte, bu sefer de güneşten korunmayı gerektirecek materyallerden giysiler üretmeleri gerekiyor. Bazı uzmanlar ise belirli bir dönemde Afrika’da yaşayan insanların vücut kıllarını yitirmesi ile giyinme ihtiyacının baş gösterdiğini belirtiyor. Tarımsal üretimin başlamasının yanı sıra keten ve pamuk gibi ürünlerin üretilmeye başlanmasıyla ile ise olay başka bir boyuta geçmiş oluyor.

Günümüzde hala bazı kabileler asgari düzeyde giyinmeye devam ediyor. Ancak öncelikle bir ihtiyacı karşılayan giyinme, milattan önceki zamanlarda bile bir süsü, lüksü, inceliği ifade etmek için kullanılır hale geliyor. Zaman içerisinde giyinme alışkanlıkları ‘’moda’’ kavramını oluşturmuş ve bir etkileme, bazen baş kaldırma, bazen ise statü belirleme aracı oluyor. Bazı kumaşların, ipek kumaşlar gibi, kullanımı üst düzey sınıfın kullanımına ayrılıyor ve hatta bu sınıf dışında kullananların cezalandırıldığı zamanlar bile oluyor.

Başlangıçta doğal liflerden üretilen yün, ipek, keten, kaşmir, pamuk içerikli kumaşlar kullanılıyordu ve bunlar elbette ki vücudumuza zarar verebilecek kumaşlar değildi. Ancak dünya nüfusunun artması, modernleşme ile teknolojinin gelişmesi, artan talebi karşılayabilecek kaynakların yetersizliği, daha ucuza üretme ihtiyacı ve globalleşmenin de etkisiyle doğal kumaşların yerine sağlığımızı olumsuz yönde etkileyen suni ve sentetik olanlar üretilmeye başlandı.

Peki ilk görüşte sizinle ilgili ilk intibaı uyandıran, statünüzü belirleyen, hayata karşı duruşunuz hakkında fikir veren bu giyseler hangi kumaşlardan yapılıyor? Günün 24 saati iç çamaşırından şapkasına, iş yerinde oturduğunuz koltuktan, eve dönerken bindiğiniz otobüsün, arabanın koltuğuna, gece atarken yattığımız yataktaki nevresime ve hatta artık bütün gün yüzümüzde olan maskelere kadar sürekli üzerimizde taşıdığımız ve bir şekilde temas ettiğimiz bu kumaşlar sağlığımızı ne derecede ve nasıl etkiliyor? Hangi kumaşlar sağlıksız?

Polyester: En çok kullanılan ve aslında en fazla zararlı olan kumaş türüdür. Naylon, petrolün artık maddesi plastik gibi maddeleri barındırır. En belirgin özelliği ise cildin nefes almasını engellemesidir. Isıya karşı da duyarlı olduğu için sizin vücudunuz ısındıkça – terledikçe içindeki kimyasal ve kanserojen maddeler açığa çıkar. Ayrıca cildiniz tarafından emilir. Cildinizin nefes almasına izin vermediği için pişik kızarıklık, döküntü ve kötü koku oluşumuna neden olur. Oldukça dayanıklı, böceklerin bile yemediği, bozulmayan, kırışmayan bu kumaştan uzak durmanızı öneriyoruz.

Akrilik: Hammaddesi petrol olan ve kanserojen özellik gösteren bir diğer kumaş türüdür. Çevre kirliliği konusunda da etkisi büyük olan bu kumaş içindeki kimyasalların cildiniz tarafından emilmesi baş ağrısı ve dönmesi, mide bulantısı gibi rahatsızlıklar yaşamanıza neden olabilir.

Naylon: Üretilen ilk sentetik lif olduğu ifade edilir ve çoğunlukla kadınlar için üretilen külotlu çoraplarda kullanılır. Kolay üretildiği için tercih edilen bu kumaş türü cilt enfeksiyonlarına ve tahrişe neden olabilir.

Rayon (viskon): Suni ipek olarak adlandırılan bu kumaş türü, geri dönüştürülmüş odun hamurundan üretiliyor ve içerisinde asetondan sülfürik aside birçok kimyasalı barındırıyor. Çevre kirliliğine etkisini ise hiç belirtmesek de olur.

Giysinin leke tutmaması, ütüleme ihtiyacının olmaması ve biraz daha parlak olması gibi özelliklerinin sağlığınıza zarar verebileceğini unutmadan seçimlerini yapmanızı temenni ediyoruz. Kendi sağlımızın yanında dünyanın ve çevremizin kirlenmesini de önlemek adına harekete geçmek için hiçbir zaman geç olmadığını hatırlatmak istiyoruz.

Tasarlab