Savaş Ya Da Kaç: Stres Nedir?

Stres bir tür ruhsal gerilimi tanımlamak için kullandığımız terimdir. Gergin, huzursuz, sinirli ve endişeli hissetme durumudur. Çözülemeyen her türlü sorun, sıkıntı kişide strese sebep olan şeyler içinde sayılabilir ve bu durum günlük yaşamın kaçınılmaz bir gerçeği haline gelmiştir. Covid-19 salgını nedeni ile markete gitmek bile ayrı bir stres kaynağı ne yazık ki. Hal böyleyken insan ‘’Stressiz bir hayat mümkün mü?’’ diye düşünmeden edemiyor.

İnsanın fizyolojik yapısı, tehditlere karşı ‘’savaş ya da kaç’’ tepkisini vermek üzere programlanmıştır. Kaçmak da savaşmak da belirli bir hareketi, bir enerjinin açığa çıkmasını gerektirir. Beyin, tehdit algısı fark edildiğinde çeşitli hormonlar tarafından uyarılır, kan şekeri ve tansiyon yükselir, kalp atışı hızlanır ve insan vücudu harekete geçer. Atalarımız bir doğal afetten korunmak, yırtıcı bir hayvandan kurtulmak gibi tehditler nedeniyle stres yaşarken; modern insandaki stresin sebepleri oldukça fazla; günün her saati her türden stresle karşılaşıyor, kontrol edilemez tepkiler göstermeye başlıyor, vücudumuz sürekli bir alarm durumunda olduğundan yoruluyor. Ve strese neden olan tehdidin vücudun fiziksel olarak kaçmasına ya da savaşmasına neden olacak bir stres yerine psiko-sosyal bir stres olması nedeniyle açığa çıkan hormonlar vücudun çalışma sistemini bozuyor; çünkü aslında vücudun bu fazladan enerjiye ihtiyacı bulunmuyor.

Örneğin; şeker hastalığı bu durumda ortaya çıkan glukagon hormonunun vücutta fazlaca depolanmış olmasından ortaya çıkabiliyor. Sürekli stres altındaki kalp, mütemadiyen yüksek devirde çalıştırılan bir arabanın motoruna benzetiliyor ve motor sonunda yanıyor. Kanın damarlarımızda sürekli yüksek bir hızla dolaşması kan damarlarının genişlemesine, sertleşmesine neden oluyor, yüksek tansiyon ve damar hastalıkları meydana geliyor. Vücuda kan pompalayan, ‘’motor’’ işlevi gören kalbin düzgün çalışamaması da diğer pek çok hastalığı beraberinde getiriyor.

Kronik stresin bir diğer etkisi üreme işlevinde meydana ortaya çıkıyor: Vücudun savaş ya da kaç tepkisini gösterebilmesi için kadınların üreme işlevlerinde azalma meydana geliyor. Bir canlının büyümesi vücudun yoğun bir şekilde cenin üzerinde çalışmasını gerektiriyor ve bunu bilen vücut tehdit anında bu işlevi durduruyor. Erkeklerde ise stres altında kanın çoğu vücudun üst bölgesinde yoğunlaştığı için ereksiyon problemleri meydana gelebiliyor.

Asıl can alıcı etki ise bağışıklık sistemimiz üzerinde meydana geliyor. Akut stres bağışıklık sisteminin fazla çalışmasına sebep oluyor, bağışıklık sistemi vücudumuzdaki yararlı şeylere de saldırmaya başlıyor. Stresin kronik hale gelmesiyle beraber bağışıklık sistemi çalışmayı durduruyor, bu da bizi hastalıklara açık hale getiriyor.

Aslında tehditlerle başa çıkmamızı sağlayacak iyi bir şeyken vücudumuza zarar vermeye başlayan stresi makul bir seviyede tutmamız, ‘’Stresle nasıl başa çıkılır?’’ ve ‘’Stresle başa çıkmanın yolları nelerdir?’’ sorularını cevaplamamız gerektiği aşikar:

Stresle başa çıkmanın yolları

1-Algılanan Kontrol: Yapılan çalışmalar algılanan kontrol eksikliğinin daha yüksek stres seviyesiyle ilgisi olduğunu gösteriyor. Vücudumuz algılanmış tehditlere önceden belirlenmiş stres tepkileri veriyor. Kontrol eksikliği de aynı bu şekilde algılanmış bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor. Önerimiz ise hayatınızın kontrolünü elinize alabileceğiniz alanlarına bakmanız gerektiği. Apartmanda yönetici olmak, mahallenin futbol takımının kaptanı olmak ve hatta bitirince kontrolün sizde olduğunu hissedeceğiniz sizi strese sokan bir etkinliği planlamak olabilir. Planı yapan kişi siz olursanız kontrol sizde olur. Algılanan kontrol böylelikle stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

2-İyimserlik: Gülmenin çok önemli bir ilaç olduğunu savunan pek çok doktor bulunuyor. Çoğu çalışma keyifli olmanın ve iyimserliğin stresi azalttığını gösteriyor.

3-Sosyal Destek: Stresle başa çıkmada en iyi mekanizmalardan biri olarak kabul ediliyor. Derin bir bağlanmışlık bu acılı ve zorlu hisleri paylaşmayı kolaylaştırıyor. Bu hisler konusunda yalnız olmadığımızı da anlamamıza yardımcı oluyor. Bu tarz gruplar daha iyi yaşama, beslenme, uyuma konularında da kişiyi destekleyebilir ve daha sağlıklı bir yaşam stresin etkilerini azaltabilir. Bu destekler romantik bir birliktelik, kedi köpek gibi evcil hayvanları sahiplenme, yakın arkadaşlıklar olarak sayılabilir.

Tüm bu aşamaları kullanarak yaşadığımız stresi en aza indirdiğimizi varsaysak da bazen strese sebep olan şeyler kaçınılmazdır. Peki stresi yaşamaya başladığımız anda neler yapabiliriz?

Stresi Azaltma Yolları

1-Egzersiz: Her gün günde 20-30 dakika egzersiz yapmak düzenli bir yaşam gerektirir. Bunu planlamak ve vakit ayırmak strese sebep olan pek çok konuyu göz ardı etmenizi sağlar. Egzersiz sırasında ve sonrasında salgılanan serotonin hormonu da cabası.

2-Meditasyon: Kalp atış hızını ve kan basıncını azaltmaya yardımcı olur. Anda kalmanıza yarar sağlar.

3-Zihinsel Esneklik: Bir an durup stres yaratan şeye yeni bir bakış açısıyla bakmamızı ifade eder. Bu esnekliği sağlamak, yavaşlamak ve hayata odaklanmak ile ilgili olan bir Hitit duasından esinlenen şu dizeleri zihnimizde tutmak yararlı olacaktır:

‘’Tanrım değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sabır,
Değiştirebileceklerim için cesaret,
Ve aralarındaki farkları kavrayabilmem için akıl ver.’’

Kaynak: Khan Academy

Tasarlab