Şifa Kaynakları: Türkiye’deki Kaplıcalar

Su, canlı her varlığın yaşamını sürdürmesinde oldukça önemlidir. Evreni oluşturan ana unsurlardan birisi olarak kabul edilir ve yaşamın suda başladığı düşünülür. Diğer canlılar gibi insan için de hayati öneme sahip olan su, modern insanın ortalama yaşam süresi ve kalitesinin artması açısından daha da önemli bir kaynak haline gelmiş durumda.

Giderek daha uzun yıllar yaşamaya başlayan insan için hasta olmamaktan ziyade var olan iyilik halinin devamlılığı konusu önem kazanmaya başladı. “Wellness” olarak adlandırılan bu kavram Türkçeye esenlik olarak çevrilmiştir. Dünya Sağlık Örgütüne göre kişinin bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam bir iyilik halini ifade ediyor.  Bu sağlık terapilerinin ülkemizde yaygın olarak gerçekleştirildiği merkezler ise kaplıcalar olarak karşımıza çıkıyor.

Kaplıca Nedir?

Kaplıcalar yer altından çıkan termal suların çevresinde kurulan tesislerdir. Bir yer altı suyunun termal su olarak kabul edilmesinde sıcaklık faktörü başlıca etkendir. 20 santigrat derecenin üzerindeki ılık ve sıcak olan sular termal kaynak olarak adlandırılır.

Kaplıca Suyu Nasıl Oluşur? Faydaları Nelerdir?

Çıktıkları yerin coğrafi konumlarına göre içerisinde çeşitli mineraller, tuzlar ve elementler barındırdıklarını söyleyebiliriz. Yapılan çalışmalar Türkiye’de farklı özelliklerde 600’ün üzerinde termal kaynak olduğunu; henüz keşfedilemeyen kaynaklarla beraber bu sayının 1300’lere ulaşabileceğini göstermektedir. Bu bakımdan Türkiye hem Avrupa’da, daha da önemlisi dünyada önemli bir termal kaynak merkezi konumundadır.

Günümüzde kaplıcalar bu termal merkezlerdeki şifalı suların insan sağlığını olumlu yönde etkilemesi amacıyla kurulmuştur. Bu merkezlerde sıcak mineralli su veya çamuru ile yapılan banyolar, soluma ya da içme kürleri uygulanabilmektedir. Jeotermal suların özelliklerine göre: solunum, cilt, romatizmal, travma sonrası ve ortopedik rahatsızlıklar, dolaşım, metabolizma hastalıkları gibi pek çok hastalığın tedavisinde kullanıldığı görülmektedir. Tedavi hizmetinin yanında iyilik halinin devamını sağlayacak ve rahatlama imkanı yaratan alanlar da hizmete sunulmaktadır.

Türkiye’deki Kaplıcalar Hangi İllerde Bulunur?

Türkiye’deki önemli kaplıcaları sizler için sıraladık:

  • Sandıklı Kaplıcaları – Afyonkarahisar: Hem ülkemizde hem de dünya çapında ünlü kaplıca merkezlerinden birisi olarak kabul edilen bir merkez. Sıcaklığı 42 ile 53 derece arasında değişen bu kaplıcalara güzellik için giden de var şifa bulmak için de. Termal kaynaklar bakımından çok zengin bir bölge olmasının yanında turizmini de termal turizm üzerine yoğunlaştırmış olmasından mütevellit pek çok turistin ilgisini çekiyor. Kaplıca tatili yapmak istiyorsanız size uygun bir seçenek kesinlikle bulunuyordur.
  • Kızıcahamam Kaplıcaları – Ankara: İçilebilir doğal maden suyu özelliğine sahip kaplıcaları ile öne çıkan bir merkez konumundaki bu kaplıcalar özellikle mide ve bağırsak problemlerinde ziyaretçilerine rahatlama imkanı sunuyor. Bu kaplıcalar aynı zamanda milli park içerisinde yer alıyor; yani doğa gezileri için de oldukça uygun bir nokta.
  • Pamukkale ve Karahayıt Kaplıcaları – Denizli: Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde de yer alan travertenleri bünyesinde barındıran bölge termal kaynaklar açısından oldukça önemli bir merkez konumunda. Travertenler görsel olarak herkesi büyülerken dolaşım sistemi hastalıklarına da şifa oluyor. Karahayıt Kaplıcası ise yüksek demir oranıyla Pamukkale’nin tersine kırmızı bir görünüm sunuyor ve sinir hastalıkları ve yüksek tansiyona iyi geldiği söyleniyor. Türkiye’nin en sıcak termal kaynağı Kızıldere de Denizli’de yer alıyor. Sıcaklığı 200-242 dereceleri bulan kaynakta elektrik üretimi yapılıyor.
  • Gönen Kaplıcaları – Balıkesir: Pek çok minerali bünyesinde barındıran aynı zamanda 73 derecelik sıcaklıktaki suyuyla önde gelen merkezlerden birisi. Balıkesir ve çevresi aynı zamanda Kaz Dağları, Cunda, Ayvalık, Avşa Adası gibi diğer turistik merkezlere yakınlığı sebebiyle de ilgi görüyor.
  • Oylat Kaplıcaları – Bursa: Modern insanın en büyük problemi olan stres ve beyin yorgunluğu Oylat Kaplıcalarının iyi geldiği rahatsızlıklar sıralamasında ilk ikiyi oluşturuyor. İstanbul’a yakınlığı da çekiciliğini arttırıyor. Aynı zamanda tesisler muhteşem bir doğanın merkezinde yer alıyor.
  • Diyadin Kaplıcaları – Ağrı: Ağrı’nın soğuk havasıyla güzel bir tezat oluşturan bu kaplıcalar için içeriğindeki radyoaktivite, kalsiyum, sülfür, karbondioksit, magnezyum, kükürt, bikarbonat, ve demir ile sinir buhranları, cilt hastalıkları, romatizma ve siyatik gibi birçok hastalığa iyi geldiği söyleniyor. Bölge ayrıca İshak Paşa Sarayı gibi tarihi alanlara da yakınlığıyla kültür turizmi fırsatı sunuyor.
  • Karacasu Kaplıcaları – Bolu: Bolu hem doğal güzellikleri hem kış sporları açısından güzel bir merkez. Bu özelliklerinin yanında kaplıcalar biraz sönük kalmış gibi görünse de Karacasu bölgesi termal turizm merkezi seçilmiş ve bu alanda Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi de yer alıyor. Bu bölgede turizm açısından da bir taşla birçok kuş vurmak mümkün görünüyor.
  • Armutlu Kaplıcası – Yalova: Termal turizmi açısından oldukça gelişmiş olan bu bölgenin suyu radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfında yer alıyor; içme, banyo ve çamur şeklinde birçok uygulama yapıldığı görülüyor. Roma döneminden bu yana şifa olması için kullanılan bu kaplıcalarda günlük kullanım seçenekleri de mevcut.
Tasarlab