Space-X Yeni Bir Dönemin Habercisi Mi?

Elon Musk’ın dünya gündemine ve tarihine damgasını vuran atılımlarından biri de Space- X (Falcon 9) oldu. COVİD-19 salgının devam ettiği, Amerika’da ayaklanmaların sürdüğü günlerde Elon Musk Falcon 9 roketini Mars’a göndererek gözleri tümüyle üzerine çekti.

Yıllardır Tesla ile anılan ve çağımızın mucidi olan Elon Musk SpaceX ile “Yeni bir döneme mi giriyoruz?” Sorularını da beraberinde getirdi.

Space-X’in Hikayesi

Elon Musk’ın uzun yıllar hayalini kurduğu Space-X, 2002 yılında kuruldu. Mucit girişimcinin California eyaletinde temellendirdiği şirketin kuruluşundan tam 8 yıl sonra, 2010 yılı 4 Haziran tarihinde, Falcon 9 roketi ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Aynı yılın Aralık ayında ise Dragon kapsülü yörüngeye yerleştirildi ve Pasifik Okyanusu’na güvenli bir şekilde iniş yaptı.8 yıllık uğraşların sonunda başlangıç evresini tamamlayan SpaceX şirketinin bu süreçten sonra asıl hikayesi yazılmaya başlandı. Space-X aldığı desteklerle yeterli finansal güce, alana ve uzay tecrübesine erişti.

Özel bir şirket olan Space-X Nasa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin de desteğini alarak misyonunu tamamlayabileceği olanaklara erişim sağladı. 1986 ve 2003 yılları arasında ölümle sonuçlanan roket kazaları nihayetinde NASA astronotlu uçuş programlarını sonlandırmıştı. 2010 yılında uzay teknolojisi ve roket yapımı ile ilgilenen özel firmalara destek sunmaya başlayan NASA Space-X firmasından en büyük geri dönüşü aldı.

Elon Musk 4 başarısız girişimden sonra 2016 yılında başarılı olan Falcon 9’un üzerine gitti. Çalışan sayısını 6 binin üzerine çıkardı. Otomobil sektöründe tüm ezberleri bozan Tesla’nın otonom sürüş yazılımı tecrübelerini, uzay aracı teknolojilerinde kullanarak, yeniden kullanılabilir roketler yaptı. Bu sayede uzaya uydu ve insan gönderme masraflarını ciddi şekilde azalttı.

Kısaca Falcon 9 hem Space-X hem NASA hem de insanlık için bir kazanıma dönüştü.

Space-X Dünya Tarihindeki Önemi

1957 yılında Rusya’nın girişimiyle uzaya erişmeye çalışan insanlık uzay teknolojisi ve uzay araçları teknolojisi gibi farklı alanlara yöneldi. Bununla birlikte uzayla ilgili projelerin ve girişimlerin artmasıyla kazalar ve ölümler de çoğaldı. Sebebi ise uzay araçlarında kullanılan yakıtlar ve yüksek ısı.

Uzay serüveninin bir başka problemi ise yüksek maliyetli roketlerdi. Bu sebeple gönderilen roketlerin tekrar kullanılabilir donanımda olması da önemliydi.

Hali hazırda uzaydan dünyaya, okyanusa geri dönen roketler, tekrar kullanılabiliyor olsa da, bunun bir kesinliği yoktu. Dünyaya iniş esnasında roketin aldığı hasar ya da kaza belirleyici etkendi ve roketlerin tekrar kullanılabilir hale getirilmesi yeni roket yapımından daha pahalı olabiliyordu
.
Space-X şirketi bu aşamada maliyetleri azaltmak amacıyla yola çıkan şirketlerden biriydi. Tekrar kullanılabilir roket yapımı hedefinde onlarca uzay ve fizik tecrübesini bir araya getirerek Falcon 9 adlı roketin üzerine gitti. Bu denedikleri ve geliştirdikleri teknolojiler ise roketleri çok daha sağlam ve kaza olasılığı düşük hale getirdi.

Dünya ile uzay arasındaki gelgitli sürece son vereceği düşünülen Falcon 9 dünya tarihin ve çağın en büyük gelişmelerinden biri olarak görülüyor.

Space-X, Falcon 9 maliyetleri düşürür, uzay kaygılarını azaltırken başka gezegende yaşam arayışlarını da hızlandırıyor.

Mars’ta yaşam ve insanlığı Mars’a taşıma gibi idealleri olan Elon Musk’ın, Space-X projesi başarılı olursa, ileriki çağlarda Da Vinci kadar önem kazanacağı tahmin ediliyor.

Yeni Bir Dönem Kapıda Mı?

Space-X Falcon 9’un yeni bir döneme işaret ettiği açıkça ortada. Uzay araçları teknolojisinde tarihin en büyük gelişmelerinden biri olan Falcon 9 roketi birçok konuda umut getirirken, bunların dünya düzeninde yeni etkilere sebep olacağı da düşünülüyor.

Yeni dönemde dünyanın, insanların başka bir gezegene ne zaman taşınacağı bilinmese de, Mars’ta yaşam-uzaya ulaşım konularında Falcon 9’un girişimlere hız kazandıracağı ve umudu arttırdığı ortada.

Space X’in değiştireceği bir başka şey ise uluslararası ilişkiler.
Bu zamana kadar uzay mekiklerini ve roket transferlerini her zaman devletler yapmıştı. Kullandığı yenilikçi teknolojilerle öne çıkan Space-X özel bir şirket ve Falcon 9 roketiyle maliyetleri büyük oranda düşürmeyi başardı.

Her seyahatinde Rusya’ya koltuk başına 85 milyon Dolar ödeme yapann ABD Space-X şirketine ise 50 milyon dolar ödeme yapıyor..
Bu ise uluslararası ilişkilerde seyrin değişeceği tahminine sebep oluyor.

Tasarlab