Tansiyon Nedir? Düşük ve Yüksek Tansiyon Belirtileri

Hayatımıza devam etmemizin en önemli şartı, kalbimizin atıyor olması. Bilimsel olarak pek bir şey ifade etmese de insan vücudundaki damarların toplam uzunluğunun 100.000 km civarında olduğu söyleniyor. Kalbimiz her atışıyla yaşamın sürmesi için kanı bu damarlar vesilesiyle pompalar ve bu sayede akciğerden alınan oksijen tüm vücuda yayılır. Vücut makinesi çalışmaya bu şekilde devam eder.

Kalp “atma” işini temelde iki şekilde gerçekleştirir.  Öncelikle kasılarak kanı pompalar, daha sonra gevşeme hareketini yapar ve dinlenme aşamasına geçer. Bu aşamada kan yeniden kalbe dolar. İşte bu kasılma ve pompalama sırasında damarda oluşan basınca büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) gevşeme sırasında oluşan basınca ile küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı)  denir ve mmHg (milimetre-civa) olarak ifade edilir.

Düşük ve Yüksek Tansiyon Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Tansiyon ölçümlerinde bu büyük ve küçük tansiyon değerlerine bakılır. Buna göre yüksek ve düşük tansiyon tanıları konur. Örneğin farklı iki günde ve günde en az iki defa yapılan ölçümlerde; büyük tansiyonun 140 mmHg, küçük tansiyonun 90 mmHg üzerinde olmasına hipertansiyon yani yüksek tansiyon adı verilmektedir. Kronik bir hastalık olarak kabul edilir. Halk arasında da sıklıkla dile getirilen normal tansiyon değerleri ise genelde “120’ye 80’” olarak ifade edilen değerlerdir.

Büyük tansiyonun 90 mmHg ve küçük tansiyonun 60 mmHg değerlerinin altında ölçülmesi ise düşük tansiyon; yani hipotansiyon olarak adlandırılır. Yüksek tansiyon kadar tehlikeli görülmüyor ve genel olarak yeterli sıvı alınmadığında ortaya çıkar. Kendisini göz kararması, baş dönmesi, mide bulantısı, dikkat dağınıklığı ve soğuk terleme şeklinde gösteriyor. Yeterli miktarda su ve tuz alımı ile çoğu zaman tansiyon normale döner.

Ancak yüksek tansiyon çok daha tehlikeli sonuçlara sebep olabilir. Çoğu zaman hiçbir belirti vermez ve bu nedenle “sessiz katil” olarak adlandırıldığı da görülür. Yine de boyundan yükselen baş ağrısı, çarpıntı, kulaklarda uğultu ve kafada bir basınç hissi gibi belirtilerin hipertansiyonla bağlantısı olduğu düşünülür. Hipertansiyonun yavaş yavaş yükseldiği durumlarda görülen bu belirtilerin yanında birden yükselmesi durumunda ise burun kanaması veya göz beyazında kanama görülebilir.

Toplumda neredeyse her üç kişiden birisinde görülen ve düzenli tansiyon ölçümleriyle kolaylıkla saptanabilecek bu hastalığın tedavisi geciktiğinde, içindeki sürekli yüksek basınç nedeniyle damarlar zarar görür ve tıkanmaya başlar. Ayrıca kalp, beyin ve böbrek başta olmak üzere birçok organda hastalıklar baş gösterir. Kalp yetmezliği, büyümesi, beyin kanaması, felç, boyun veya bacak damarlarında tıkanma, görme bozuklukları ve hatta kaybı bu hastalıklardan bazıları.

Risk faktörleri sıralamak gerekirse:

  • Kalıtım: Aile üyelerinizde yüksek tansiyon hastalığı olan kişiler varsa sizde de görülme olasılığı artar.
  • Yaş: Genelde 35 yaş üzerinde ortaya çıkmaya başlar.
  • Yaşam tarzı: Hareketsiz bir yaşam ve sağlıksız bir beslenme düzenine sahipseniz riskli grupta olabilirsiniz.
  • Başka hastalıklarla ilişkisi: Diyabet  ve obezite yüksek tansiyon ile ilişki içerisindedir.
  • Diğer faktörler: Stres, alkol ve sigara kullanımınız yoğunsa yüksek tansiyon hastası olma olasılığını artar.

Tedavisi ve belki de ortaya çıkmaması için birkaç öneri vermek gerekirse:

  • Öncelikle eğer yüksek tansiyon hastalığınız varsa ilaçlarınızı düzenli bir şekilde kullanmanız gerekiyor.
  • İdeal kiloyu korumak, korunma ve tedavide oldukça önemli bir faktördür.
  • İdeal kiloyu korumada da yardımcı olabilecek fiziksel aktiviteler yine kan basıncınızı düzenlemede yardımcı olur ve ani ölüm riskini azaltır.
  • Yeterli ve dengeli beslenme, özellikle şeker ve tuz alımını kısıtlama açısından oldukça önemlidir. Doymamış yağ asidinden zengin yağları yani zeytinyağı gibi yağları tercih etmek, alkol tüketimini kan basıncını arttırdığı için sınırlandırmak, sigara içmemek, posalı sebze ve meyveleri tüketmek diğer önemli etkenler.

Bu sayfada yer alan bilgiler sadece kullanıcıları bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Tasarlab