Tasarım Odaklı Düşünme Nedir? Faydaları Nelerdir?

Tasarım odaklı düşünme, orijinal adıyla design thinking, iş hayatında ve profesyonel yaşamda sıklıkla karşımıza çıkan bir deyim. Web yazılımı ve yazılım geliştirme gibi yaratıcı düşünme becerisi isteyen alanlarda kullanılan bu deyimin incelikleri ise şöyle:

Tasarım Odaklı Düşünme Nedir?

Tasarım odaklı düşünme, insan zihnine, insanın beklentilerine ve ihtiyaçlarına odaklanarak tasarıma, ürüne ve faydaya ulaşmayı amaçlar. Tasarlama evresinde insanın ihtiyaçlarını göz önüne alarak üretime geçen bu sistem insana en iyisini veren kadar tasarım odaklı düşünme süreçlerini devam ettirir. Bir diğer ifadeyle beşeri olanda en iyi ve ergonomik olana ulaşma çabasıdır. 

Bu yaklaşımın mimarlarından biri olan ve İDEO firmasının Ceosu olan Tim Brown tasarım odaklı yaklaşımı şöyle tanımlıyor:

“İş başarısı için gereksinimleri, teknolojinin imkanlarını ve insanların ihtiyaçlarını birleştirmek için tasarımcının yöntemlerinden yararlanan inovasyonu yaratma amacıyla kullanılan, insan merkezli bir yaklaşımdır.” 

Bu tanımlamanın beraberinde design thinking-tasarım odaklı düşünme için şunları söylemek mümkün:

Bu yaklaşım tasarımcı olmaktan çok tasarımcının yöntemlerinden faydalanarak inovasyon yaratmayı hedefler. 

Mevcut, alışıldık süreçlere farklılık kazandırarak yeni çareler arar.

İnsanın ihtiyaçlarını temel alan ve diğer temel amacı geliştirmek olan tasarım odaklı düşüncede sorunlarla karşılaşıldığında empati mekanizması devreye sokularak ve eksiklikler fark edilerek ürün ya da fikir geliştirilmeye devam edilir. 

Tasarım Odaklı Düşünmenin Aşamalar Neledir?

Tasarım odaklı düşünme, basamaklara dayalı bir sistemdir ve tüm basamaklar birbirini tamamlayarak bütünsel bir yaklaşımı da gerektirmektedir. Bu yaklaşımda hedeflenen  yalnızca müşteri ve kullanıcıların mutluluğu değil; üretim sürecine dahil olan kişilerinde mutluluğudur. Aynı zamanda tasarım odaklı düşünmenin basamakları ve temel bilinci  kişisel yaşama ve kişisel ilişkilere de uyarlanabilir durumdadır. 

Tasarım odaklı düşünmenin aşamaları ve basamakları şu şekildedir:

Empati: Olumsuzluk ya da aksaklık hissettiğiniz durumlarda öncelikle sebebi anlamaya çalışın. Karşınızdaki kişiye olumsuzluk çevresinde gelişebilecek durumlar hakkında sorular yöneltin. Aldığınız cevaplar etik değerlerinize, olması gerektiğini düşündüğünüz kavramlara sığmadığında da sorunun sebebini aramaya devam edin.
Örneğin: Yönetici olduğunuz iş yerinde çalışanın mesaisini erken bitirmek istediğini öğrendiniz. Bunun üzerine soracağınız ilk soru elbette nedeni olacaktır. Fakat bu ihtiyaca sebep olan durumların da bir nedeni olduğunu unutmayın. Çalışandan aldığınız cevap kronik baş ağrısı olabilir, o halde baş ağrısına sebep olan koşulların ne olduğunu öğrenmeye çalışın. Çalışandan alacağınız cevap isteksizlik de olabilir, bu cevap iş etiğine uygun bulunmasa da isteksizliği oluşturan sebepleri araştırmaya devam edin.

Tanımlama: Tüm bu sorgulardan sonra sebepleri doğru tanımlamaya devam edin. Bir ya da  birden fazla sebep olabilir. Yukarıdaki örnekten yola çıkacak olursak;

Az önceki varsayımda çalışanın erken ayrılma isteği için sunduğu sebebin isteksizlik olduğunu söylemiştik. İsteksizlik, bir işyerinde karşılaşmak isteyeceğiniz son şeylerden biri olsa da aslında bir sebep değildir. O da koşullara ve sebeplere bağlı oluşmaktadır ve temel sebebi tanımlamanız gerekir. Çalışan sağlığını yitirdiği için, iş yerinde huzursuzluk yaşadığı için ya da gerekenden taşıyabileceğinden fazla sorumluluk üstlendiği için isteksizleşmiş olabilir. Bunların her biri birer varsayımdır ve sorarak doğru cevaba ulaşabilir ancak o zaman tanımlama yapabilirsiniz. 

Fikir Üretme: Empati ve tanımlamadan sonraki aşamanız fikir üretme yani çözüm üretmedir.
Bu şamada yalnızca öneri veren olmak yerine çözüme katkıda bulunmanız, yol haritası çizmeniz de önemlidir. 

Yukarıdaki örnekte tanımlamaların varsayımlarını yapmıştık ve bu varsayımlar üzerinden çözüm aramaya devam edelim:

Çalışan kişi iş yerindeki huzursuzluktan muzdaripse diğer çalışanlarla birlikte iş yerindeki atmosferi düzeltmek için çareler arayabilirsiniz. Toplantı düzenleyebilir, diğer çalışanların da konu hakkındaki tecrübelerini ve çözüm önerilerini dinleyebilirsiniz. Eğer aralarında bir iletişim kopukluğu varsa bu eksikliği gidermeleri için alan yaratabilirsiniz. 

Prototipleme: Çözüm önerilerini dinlediyseniz ve kendi içinizde çözümler ürettiyseniz bir yol haritası da çizmiş olmalısınız. Bu yol haritasını sorun yaşadığınız alanda hayata geçirmeye çalışın. Örneğin iş arkadaşları arasındaki iletişimsizliği gidermek için toplantı aralıklarını sıklaştırma yolunu izleyebilir ya da onlara birbirleriyle daha çok iletişim kurma fırsatı verecek organizasyonlar düzenleyebilirsiniz.

 Değerlendirme: Yol haritanızı uygulamaya geçirdiniz ve çalışma arkadaşlarınız da önerdiğiniz metotları uyguladı. O halde değerlendirme yapmanın zamanı gelmiş demektir. 

Örneğin düzenli toplantı yapıyorsunuz ve iş geliştirme fikirlerini bu toplantılarda masaya yatırıyorsunuz ya da çalışanların birbirleriyle daha çok iletişim kurduğunu gözlemlediniz. Peki bu gerçekten işe yaradı mı?

Çalışanlar eskisine nazaran daha istekli ve üretken hale geldi mi?

Cevap hayırsa çözüm aramaya devam edin. 

Tasarım Odaklı Düşünmenin Faydaları

Karşılaştığımız her sorun karşılaşacağımız daha büyük sorunların habercisi olabilir. Böylesi durumlarda tasarım odaklı düşünmenin faydasını görürüz. Sorunun üzerine eğilmiş ve onun hakkındaki çözümleri üretmiş olmamız işin daha da büyümesine engel olduğumuz anlamına gelir. 

Bir diğer faydası ise tasarım odaklı düşünmenin temel amacı olan geliştirmektir. Bu yaklaşımı sadece sorunlarla karşılaştığımızda değil; üretim safhalarında, ilişki safhalarında ve tüm süreçlerde edinebiliriz. Böylece ihtiyaçları pek çok alanda karşılayabilir, gelişkin olanı ortaya çıkarabilirsiniz.

 

Tasarlab