Wabi Sabi & Kintsugi: Kusurlu Mükemmellik

Mükemmel görünmek, mükemmel olmak ve mükemmel yapmak…

Tüm bunların üzerine düşündüğümüzde hem mükemmellik kavramının göreceli-kişiden kişiye değişebilir olduğunu hem de ulaşılamaz bir istek olduğunu anlarız. Bir sanatçıya mükemmel olanın ne olduğunu sorduğunuzda size “Kusursuz olan her detayın iç içe geçerek bir bütün oluşturması.” Diyebilir; Da Vinci’ye sorsaydınız kusurlu ya da kusursuz parçaların mükemmel simetriyle bir araya gelmesi diyebilirdi. Patronunuzun istediği mükemmel iş ile sizin mükemmel işiniz de farklı olabilir.
Kusursuz görünen bir nesnenin yegane kusuru da ömrü olabilir. 

Öyle görünüyor ki mükemmel ya da kusursuz olana ulaşmak ölümlü olan, doğayla yaşayan, yetenekleri sınırsız olmayan biz insanlar için asla mümkün olmayacak. Bu durumda mükemmelin bizler için ne olabileceğini de bir daha düşünmek gerekir.

Hiçbir şeyin kusursuz olamayacağını kabul etmek bu değişiklik için ilk adım olabilir. 

Wabi Sabi Felsefesi Nedir?

Çin Budistlerin özgüven, ızdırap, anlamsızlık gibi temel görüşlerinden yola çıkmış olan, Japonlara ait bir yaşam felsefesi Wabi Sabi. Kusursuzun peşinde, yani ulaşamayacağı ve gerçek olmayan bir kavramın peşinde, koşan insanlığın hırsından uzaklaşarak ona yeni bir kabulü, başka türlü bakabilmeyi öğretiyor: kusurun içindeki güzelliği görmeyi. 

16. asırda meydana çıkan ve Japon halkının yaşam stilinde köklü bir etkiye sahip olan Wabi Sabi felsefesi basit, hırstan uzak yaşamayı da beraberinde getiriyor. Eksik, kusurlu ama kalıcı bir güzelliğin suni ve kusursuz olandan çok daha ideal ve yaşamaya, bakmaya değer olduğunu iddia ediyor. Ve bu iddiasını yalnızca estetik ve üretkenlik alanlarında sınırlı tutmayarak yaşamın ta kendisine aktarıyor. Gösterişin mükemmeliyetçi yanılgısından kusurlu ve basit olanın keyfine davet ediyor. Kusuru ise aydınlanmanın bir parçası olarak görüyor. 

Wabi Sabiye göre kusur, gerçeği anlatandır. Yaşamın gerçekliğini, dönüşüme ve değişime açıklığını, sonlu olduğunu ve doğal olduğunu göz önüne seren bir yansımadır kusur.

Kintsugi Felsefesi Nedir?

Kintsugi ise Wabi Sabi’nin hemen ardından gelen bir onarım, iyileştirme felsefesi. Altın onarma anlamına gelen Kintsugi felsefesinde temel bilinç Wabi Sabi felsefesinden geliyor.
Kusurun değersiz, değersizleştiren olduğu düşüncesini bir kenara bırakarak önce kusuru kabul ediyor, seviyor ve onu işlevsel hale getiriyor. Çatlakların, kırıkların yerine altınlar, gümüşler koyularak kusur noktalarının cazibeleri göz önüne seriliyor. Tüm bunları yaparken insana bir becerisini de yeniden hatırlatıyor: iyileştirme ve onarma. 

Gündelik alışkanlıklarımızın tüketmek üzerine kurulu olduğu bu dönemde Kintsugi bizlere geleneklerimizi tekrar hatırlatıyor diyebiliriz. Kırılan, çatlayan, sökülen ya da artık beğenmediğimiz nesne – materyalleri başka onarmayı ya da başka bir şeye dönüştürmeyi kısaca kolay kolay vazgeçmemeyi öğretiyor. 

Daha çok seramik ve porselen estetiğinde kullanılan bu felsefe aslında gündelik yaşamlarımızdaki davranışlarımıza da göz kırpıyor. 

Kintsugi Tekniği

Kintsugi felsefesinden yola çıkarak seramik ve porselen sanatına uyarlanan Kintsugi teknikleri; çatlak ve kırık görünümlerini desen haline getirmekle ilgili. Kase, tabak, fincan, bardak gibi birçok seramik-porselen nesnenin onarıldığı bu teknikte çoğunlukla altın ve gümüş renkler kullanılıyor. Kimi zaman üretim aşamasında bu şekilde tasarlanarak kintsugi setleri oluşturuluyor. 

Kintsugi tekniğini uygulamak istiyorsanız bunu yapmak oldukça basit. Öncelikle kırılan parçaları birleştireniz daha sonra birleşim bölgelerini porselen-seramik boyasıyla çizmeniz gerekiyor. Bu işlem için tutkal, fırça ve seramik boyası yeterli. 

Kintsugi tekniğini değiştirmek istediğiniz nesnelerin üzerinde de uygulayabilirsiniz. 

Tasarlab